‘Art Antiqua de Music de Paris’ NDS Gösteri Salonu’nda
25 Şubat 2014 Salı - 07:14     1.266 kez okundu.    
‘Art Antiqua de Music de Paris’ NDS Gösteri Salonu’nda

‘Art Antiqua de Music de Paris’ Notre Dame de Sion Gösteri Salonu’nda

1965 yılında kurulan Paris Art Antiqua Müzik Topluluğu, dünyaca ünlü festivallerde düzenli olarak konserlerini sürdürüyor.

13 Mart 2014 Perşembe günü saat 20:00’de Notre Dame de Sion (NDS) Gösteri Salonu’nda müzik severlerle bir araya gelecek olan grup, Ortaçağ ve Rönesans dönemi müziklerinden örnekler sunacak. Ortaçağ, Hristiyanlığın gelişme döneminden 15.yüzyıl başlarına kadar etkisini sürdüren bir geniş bir zaman dilimidir. Bu döneme ‘Karanlık Çağ’ adı da verilmektedir. Bunun nedeni kilisenin aşırı tutuculuk ve bağnazlık içinde olması, insanları dünya zevkleri nden tamamen uzaklaştırmak istemesi, herşeyi yasaklayarak, araştırma, geliştirme, düşünce üretme, öğrenme ve sosyalleşme gibi hareketlerden uzaklaştırarak ölümden sonraki yaşama yatırım yapma düşüncesi hatta kaygısına sevk etmesidir. Ortaçağ, bin yıldan fazla Rönesans ve Antik Çağ’ın arasına girmiş aynı zamanda müziğin de hızını kesmiştir. Hristiyan Katolik kilisesinin papazları kesinlikle müziğin kiliseye girmesine izin vermemiş hatta ilkçağa ait müziğin putperestliği çağrıştırdığını ileri sürmüşlerdir. Çalgılar, insanların danslarına eşlik ettiğinden dünya zevkleri arasına girmiş ve o nedenle de kesinlikle yasaklanmıştır. Kilise aynı zamanda müziği sadece kendi amaçları dahilinde kullanılırsa kabulleneceğini de belirtmiştir. O zamandan sonra müzik, kutsal ve Tanrı’ya adanan duaları kolayca ezberlenmesi için kullanılmıştır. Ortaçağ papazları kendi çağlarından önceki notaları ve müzikleri yok ederek müziği sadece kendi egemenlikleri altında tutmuşlardır. Kiliselerde çok sesli ilahiler, kilise koroları, tek sesli ilahiler kilise orgları eşliğinde yalvaran yakaran bir ruha teslim edilmiştir. İbrani sinagoglarından esinlenen ilk kilise müziği Antik Yunan müzisyenleri tarafından Doğu göçleri esnasında alıntılanmıştır. En bilinen örnek ‘Tanrı’yı Övünüz’ anlamı taşıyan ‘Alleluia’ sözcüğü ve müzikal ezgi sidir. Bu söz İbranice’dir. İlk kilise müzikleri çoğunlukla insan sesinden oluşmuştur. Müzikler uyumsuz ve müzik aletleri yok denecek kadar azdır. Batı kiliselerinde dini müziği ilk kullanan Milano Piskoposu Ambrosius’tur. Halk ezgilerini dini içeriklerle birleştiren ve halk ezgilerinin ritmik yapısını da müziğe dahil eden bu dini müzik tarzına ‘Ambrosius Ezgileri’ denir. Ambrosius’un etkisiyle kiliseye giren müzikten rahatsızlık duyan Papa Gregorius, yaygınlaşan tüm ilahileri yeniden derleyerek ciddi bir forma kavuşturmuş ve halk ezgilerinden arındırmıştır. Kilisede tören müziğinin şekil alması da Gregorius Ezgileri ile olmuştur. Gregorius ayrıca Schola Cantarum’u kurarak okullarda kilise koroları için öğrenciler yetiştirmiştir. Alfabe harflerinden oluşturduğu ‘Neuma’ isimli notal yazılımlarıyla ilahilerin kalıcılığını da sağlamıştır. Gregorius Ezgileri ‘Yalın Ezgiler’ adını alarak Klasik Batı Müziği’nin temel esin kaynağı olmuştur.

Müzik kursu seçkin bir eğitim kadrosu ile kursu kavramına yeni bir anlayış kazandırarak ülkemizdeki eğitiminde yaşanan derin boşluğu doldurma kararlılığındadır. Konservatuarlarda dahi yeterli bir eğitimin verilemediği bir ortamda gitar dersi, şan dersi, keman eğitimi gibi çok talep olan kursların yanı sıra klasik ve modern Batı müziğinin ve Türk müziğinin bütün enstrümanları ile ilgili dersler hem bireysel hem de grup çalışmaları olarak konusunun ülkemizdeki en önemli isimleri olan hocalar tarafından verilmektedir. Dolayısıyla m6.png bir kursu olarak değil bir okul olarak değerlendirilmelidir. İMA olarak felsefemiz sektörüyle olan bağlarımız, sahip olduğumuz kültür ve imkanlar ile ilgili her türlü deneyimi öğrencilerimize aktararak onların amatör ya da profesyonel iyi birer müzisyen olmalarını sağlamaktır. m6.png ile olan beraberliğiniz eğitimleriniz bittikten sonra da devam edecek ve bu beraberlik sizlere yepyeni vizyonlar kazandıracaktır.