
(1733 – 1887)
1833 yılında St Petersburg’da doğan Borodin, Kafkas Krallığı soyundan olan bir ailenin gayri meşru oğludur. Fen alanına meraklı olan Borodin, hem doktor hem de kimya profesörüydü.
Yanısıra müziğe olan yeteneğini öne çıkarmıştır. Ülkesi dışında beğenilen ilk Rus müziğini yazan sanatçıdır. Flüt çalmayı öğrendiğinde 9 yaşındadır ve ilk besteleri polka tarzı besteler olur. Piyano çalmayı bir arkadaşından öğrenir. Yaylı sazlar çalmayı ise kendi başına öğrenir. Borodin 14 yaşındayken flüt ve piyano için bir konçerto ve yaylı sazlar triosu yazar.
Borodin müzikle bu kadar iç içe uğraşmasına rağmen fenden de vazgeçmez. 17 yaşında Tıp ve Cerrahi Akademiye kayıt olur. Botanik ve kimya alanlarında uzmanlaşır. Hocası tarafında 1859 yılında kimya çalışması için Heidelberg’e gönderilir. Buraya gelişi fen ve müzik alanında ilerlemesini sağlar. Burada tanıştığı kadın piyanist Catherine Protopopova, Borodin’e Chopin ve Shumann’ın eserlerini tanıtır. Müziğe olan bağının kopmamasını sağlar. Daha sonra evlenirler ve St Petersburg’a yerleşirler. Tıp Fakültesine profesör olan Borodin için müzik eğlenceydi. Fenden kalan zamanını viyolonsel ve piyano çalarak değerlendirir.
1862 yılında Balakirev ile tanışır. Onun sayesinde ilk senfonisini yazmaya başlar. Balakirev’den teknik kontrol dışında kompozisyon ve estetik de öğrenir. Kompozisyonda milli bir sanat yaratma fikrini Balakirev’den edinir. Bu fikri benimsediği için müzik tarihinde “Beş Rus” adlı gruba dahil olur.
Borodin milli yapıdaki eserlerinden olan “İlk Senfoni” yi 1867 yılında bitirir. 1869 yılında Rus Müzik Sosyetesi konserinde takdim edilir. Ve çok beğenilir. Borodin ilk senfoni beğenilince ikinci bestelemeye başlar ama bu arada da birçok şarkı ve “Bogatir” yani “Devler” adlı bir opera-komik yazar. 1867’de sahnelenir. İkinci senfonisi ise başarı sağlayamaz. 1879 yılında İlk Yaylı Sazlar Kuartetini tamamlar. Borodin hayatının geri kalan kısmında sürekli çalışacağı bir halk operası olan “Prens Igor” için 1869’da çalışmaya başlar. Bu opera için Rus tarih ve folklorunu inceler. Ama bu opera tamamlanamaz. Eserin son kısmı arkadaşları tarafından tamamlanıp ve 1890 yılında oynandığında ama Borodin hayatta değildir.
“Prens Igor” operasını yavaşlatan karısı ve kendisinin hastalanmasıydı aslında. Neşeli ve canlı bir kişi olan Borodin karısının hastalığı döneminde düzensiz ve uykusuz bir hayat sürer. 1887 yılında da ölür.
“Beş Rus” isimli kompozitörler grubuna katılmış olan Borodin Rus kültürü ve folklorunun etkisi altında kalmıştır. Balakirev ile tanışmasına kadar Alman romantikleri gibi özellikle de Mendelssohn gibi besteler yazan Borodin Balakirev’in etkisiyle Rus yöresel temalarını alır.


TÜRKİYE'DEN
> ‘The 12 Tenors’ Yeniden Türkiye’de
> ‘İstanbul Tango Ritual’ Kasım’da Başlıyor
> Fatih Erkoç & Kerem Görsev Ortak Albümde
> Somali İçin Ajda Pekkan Konseri
> Yıldız Usmanova Konseri Arena’da
DÜNYA'DAN
> Fazıl Say Oxford Oda Müziği Festivalinde
> Yüzyılın
İkonu Paul Anka İstanbul’da
> Bağımlılar Yararına Winehouse – Bennett Single
> Simon Bolivar Orkestrası İstanbul’da
> America Folk Grubu’ndan Bir Yıldız Kaydı
> Amy Winehouse Hayata Gözlerini Yumdu
EĞİTİM KADROMUZ