Dünya Masallarından ‘Külkedisi’ Operası Süreyya’da
10 Ekim 2013 Perşembe - 10:20     1.982 kez okundu.    
Dünya Masallarından ‘Külkedisi’ Operası Süreyya’da

Dünya Masallarından ‘Külkedisi’ Operası Süreyya’da

Ünlü bir Avrupa halk masalı olan Cinderella ‘Külkedisi’, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından bu sezon opera eseri olarak Süreyya Operası’nda seslendirilecek.

Ünlü besteci G.Rossini’nin bestelediği iki perdelik eser 1817 yılında Roma’da prömiyeri sergilenmiştir. Ancak o yüzyılda sahne efektlerinin ve teknik malzemenin yetersizliğinden dolayı periler ve sihirlerle ilgili görüntüler çıkarılmış bu nedenle eser daha gerçekçi halde sahnelenebilmiştir. Günümüz dünya opera evlerinin repertuarlarında düzenli olarak sergilenen eser özellikle Kuzey Amerika’da en çok sahnelenen eserler arasında 11.sırada yer almaktadır. ‘Sevil Berberi’ operasını besteledikten sonra çok genç yaşta büyük ün kazanan Rossini, ertesi yıl yazdığı ‘Külkedisi’ operasını tam 3 haftada tamamlamıştır. Eser 1817 yılında ilk sahnelendiği zaman halk tarafından olumsuz ve düşmanca tavırlarla protesto edilmiştir. Eserin konusu içinde yer alan fakir ve hizmetçi kızın zengin ama kötü kalpli aile ve kızları tarafından hor görülmesi oldukça yadırganmıştır. Daha sonra popülerlik kazanan ve sevilen eser İtalya ve Avrupa’da prestijli opera evlerinde sergilenmeye başlanmıştır. Ancak eserde kontralto ve koloratura ses renkleri için yazılmış roller bulunduğundan ‘Külkedisi’ uzun zaman sahnelerde oynanamamıştır. 1960 yılında Rossini operaları için uzman olarak yetiştirilen seslerle yeniden opera sahnelerine konan eser kısa zamanda eski popülaritesine de kavuşmuştur. Külkedisi masalının hikayesi çok eski zamanlara 9.yüzyıldaki Çin masallarına dayanmaktadır. Masalın konusu ise şöyledir: ‘Külkedisi’, anne ve babasıyla mutlu ve zengin bir hayat yaşarken annesinin ölümüyle dünyası alt üst olan Cinderella’nın acı, gözyaşı ve mucizelerle dolu yaşam öyküsüdür. Babası yeniden evlenince eve gelen kötü yürekli üvey anne, çirkin ve kıskanç iki kızının ilk işleri güzel ve iyi kalpli Cinderella’yı hor görmektir. Evde kullanılmayan bir kilere atılan üzerine eski ve yıpranmış elbiseler giydirilerek, tahtaları sildiren anne ve kızları, Cinderella’yı bütün genç kızlık haklarından mahrum etmişlerdir. Gözyaşları içinde sessizce kaderine katlanan Cinderella, her akşam yorgun bir şekilde kilerde yanan şöminenin önünde bahçeye gelen bütün hayvanları besleyerek ve onlara derdini anlatarak zaman geçirmektedir. Bir gün her genç kızın rüyası olan ve prensle tanışıp, dans etmek ve belki de evlenip kentin prensesi olma fırsatını yakalayacağı davet kasabadaki tüm hanelere duyurulur. Saraydaki davete katılmak için bir hafta boyu ipekler, taftalar ve mücevherler alan kötü kalpli üvey anne ve iki çirkin kızı nihayet geceye hazır olmuşlardır. Fareleri ve kuşlarıyla dertleşen ve gözyaşları içinde kilerine kilitlenen Cinderella’nın üvey anne ve kızları saraya doğru yola çıkarlar. Şöminenin soluk ateşinde aydınlanan kilere birden daha güçlü bir ışık dolar. Cinderella, şaşkınlık içinde iyilikler dünyasından gelen perinin sihirli değneğiyle göz kamaştıran elbisesiyle ve daha da ortaya çıkan güzelliğiyle ortadadır. İyilik perisi farelerden atlar, kuşlardan da süvariler, köşede duran balkabağından da bir araba yapar. Cinderella’ya gece 12’de gonglar çalmadan eve geri dönmesini tembihler. Eğer aksi olursa kabakların, kuşların ve farelerin eski haline dönüşeceğini tembih eder. Gecenin en güzel kızı olaral prensin aşkını kazanan kız, üvey anne ve çirkin kızlarının hüsranı ile saatler 12’yi vurduğunda Cinderella, koşarak prensin kollarından kaçar. Giderken ayağından çıkan minik, kristal ayakkabı prensle, Cinderella’nın birbirlerini bulmasını sağlar. Görkemli bir düğünle evlenen Cinderella ardında kötülük ve hasetleri içinde boğulan üvey anne ve çirkin kızkardeşlerini geride bırakır.

Müzik kursu seçkin bir eğitim kadrosu ile kursu kavramına yeni bir anlayış kazandırarak ülkemizdeki eğitiminde yaşanan derin boşluğu doldurma kararlılığındadır. Konservatuarlarda dahi yeterli bir eğitimin verilemediği bir ortamda gitar dersi, şan dersi, keman eğitimi gibi çok talep olan kursların yanı sıra klasik ve modern Batı müziğinin ve Türk müziğinin bütün enstrümanları ile ilgili dersler hem bireysel hem de grup çalışmaları olarak konusunun ülkemizdeki en önemli isimleri olan hocalar tarafından verilmektedir. Dolayısıyla m6.png bir kursu olarak değil bir okul olarak değerlendirilmelidir. İMA olarak felsefemiz sektörüyle olan bağlarımız, sahip olduğumuz kültür ve imkanlar ile ilgili her türlü deneyimi öğrencilerimize aktararak onların amatör ya da profesyonel iyi birer müzisyen olmalarını sağlamaktır. m6.png ile olan beraberliğiniz eğitimleriniz bittikten sonra da devam edecek ve bu beraberlik sizlere yepyeni vizyonlar kazandıracaktır.