En İyi Tango Orkestrası ‘Color Tango’ İstanbul’da
31 Ocak 2013 Perşembe - 11:57     2.491 kez okundu.    
En İyi Tango Orkestrası ‘Color Tango’ İstanbul’da

En İyi Tango Orkestrası ‘Color Tango’ İstanbul’da

Şişli Belediyesi ve ‘İstanbul Tango’nun da katkılarıyla ‘En İyi Tango Orkestrası’ olarak anılan ‘Color Tango’ grubu, İstanbul, Antalya ve Ankara’da tüm tango severler için sahne alacak.

Ünlü tango ustaları Astor Piazzolla, Osvaldo Pugliese gibi sanatçıların varisi olarak kabul edilen ‘Color Tango’ grubu 5.İstanbul Festivali kapsamında 5- 8 Mart 2013 tarihlerinde Şişli Kent Sineması’nda saat 20:30’da birbirinden güzel tango müzikleriyle seyircinin karşısına çıkacaklar. 2 Mart 2013’te Ankara’da, 3 Mart 2013’te ise Antalya’da tango severlerin huzurunda olacak ‘Color Tango’ grubunun konseri dünyaca tanınmış Arjantinli ve Türk dansçıların da katkılarıyla daha da renklenecek. Tango müziğine altın çağı yaşatmış ünlü bandoneon sanatçısı ve orkestra şefi Roberto Alvarez,  ‘Color Tango’ çalışmasında lirik, dramatik gücü yüksek, tango izleyicisini bir kez daha baştan çıkaran ve ilk kez bir tango orkestrası dinleyen herkesi bu müziğe aşık edecek güçte bir repertuarla çıkış yapacak. Romantizmin doruğunda güçlü etkisiyle çok sevilerek dinlenen tango müziği orkestra geleneğini 1920 yılında başlatmıştır. Yeni düzenlemeler, gelenekçi yapıdan modern yapılara geçişlerle 1940 yılında çağdaş duruma gelen tango müziği ve dansıyla tüm dünyada ve ülkemizde faaliyet gösteren ‘milonga’larda çalışmalarını amatör- profesyonel sürdürmektedir. Tango, Arjantin, Buenos Aires ve Uruguay kökenli bir müzik ve dans türüdür. Tango müziğinde geleneksel çalgı olarak akordeonun akrabası olarak tanımlanan ‘bandoneon’ kullanılmaktadır. Tango sözcüğünün tam anlamı olmamakla birlikte Afrikalı tam- tamlardan esinlenerek türetilmiştir. Latince ‘dokunmak’ sözcüğünden türemiş olabileceği de söz konusu edilmektedir. 1800’lerde Avrupalı işçi sınıfı büyük umutlarla Güney Amerika’ya göç etmiştir. Ancak yabancısı oldukları bu kıtada umutsuzluk, hayal kırıklığı, başarısızlıkta beraberinde gelmiştir. Bu dönemde Buenos Aires’te alt sınıf olarak adlandırılan temel sosyal haklardan faydalanamayan, fakir insanlar, başkaldırı, asileşme, isyan duygularıyla karışmış melankoliyi, kalp kırıklığını ve parçalanmayı tasvir eden bir müzik ve dans türü yaratmıştır. Eş ve çocuklarını ülkelerinde bırakıp gelen erkek göçmen nüfusunun çokluğu eğlence sektörünün gelişmesine neden olmuştur. Kulüp ve barlarda erkek müşterilerle dans etmek üzere bulunan kadınlar, tango müziği yapan orkestra eşliğinde erkeklerle para karşılığında dans etmektedirler. Alt kesimin sosyal ve ekonomik ihtiyacından doğan bu fakir halkın müziği kısa zamanda üst kesim gruplarından da ahlaki olmadığı yönünde eleştirilmesine rağmen ilgi görmüştür. Tango müziğinde İspanyol dansının figürleri, Küba’nın ‘Habanera’sı, Arjantinli zencilere ait ‘Milonga’ ve yine İspanyolların ‘Tango Andaluz’u harmanlanmıştır. Arjantin Tangosu 2/4, ¾ (vals) ve 4/4’lük  ritimlerde sert ve belirgin vurgulamaları olan figürlerle yapılmaktadır. Tangonun hatlarının keskinliği, belirginliği ve sertliği Avrupa’da beğenilmemiş, modernleştirme ve sadeleştirme yoluna gidilerek ‘Avrupa Tangosu’ ortaya çıkmıştır. Avrupa’da özellikle Paris’te yayılan tango akımıyla beraber bu müzik ve dans türü Arjantin sosyetesinde de değer kazanmıştır. Kuzey ülkeleri nden Finlandiya, Amerika’da New York’a kadar hızla yayılan tango, II. Dünya Savaşı patlak verdiği sıralarda gerilemeye uğramıştır. 1955 yılında Arjantin’de Peron’un devrilmesiyle dans salonları kapatılmış, 1983 yılına askeri cuntanın kaldırılmasına kadar bir uyku dönemine girmiştir. 1920- 40 arası tango dansının ‘Altın Çağı’dır. Savaş yıllarından önce Avrupa tarafından da benimsenen dans ‘Halk Dansı’ özelliğinden sıyrılıp, ‘Salon Dansı’ niteliğini kazanmıştır. Günümüzde tango nezih eğlence merkezlerinde ışıltılı kıyafetlerle yapılan, yarışmalarda derecelerle ödüllendirilen ve dünyaca sevilen bir müzik ve dans türüdür.

Müzik kursu seçkin bir eğitim kadrosu ile kursu kavramına yeni bir anlayış kazandırarak ülkemizdeki eğitiminde yaşanan derin boşluğu doldurma kararlılığındadır. Konservatuarlarda dahi yeterli bir eğitimin verilemediği bir ortamda gitar dersi, şan dersi, keman eğitimi gibi çok talep olan kursların yanı sıra klasik ve modern Batı müziğinin ve Türk müziğinin bütün enstrümanları ile ilgili dersler hem bireysel hem de grup çalışmaları olarak konusunun ülkemizdeki en önemli isimleri olan hocalar tarafından verilmektedir. Dolayısıyla m6.png bir kursu olarak değil bir okul olarak değerlendirilmelidir. İMA olarak felsefemiz sektörüyle olan bağlarımız, sahip olduğumuz kültür ve imkanlar ile ilgili her türlü deneyimi öğrencilerimize aktararak onların amatör ya da profesyonel iyi birer müzisyen olmalarını sağlamaktır. m6.png ile olan beraberliğiniz eğitimleriniz bittikten sonra da devam edecek ve bu beraberlik sizlere yepyeni vizyonlar kazandıracaktır.