
ARAP HALK MÜZİĞİ
Arap müziğinde geleneksel enstrümanlar kullanılır. Ud, darbuka, ney, kanun, bir çeşit ikili klarnet olan “mijwiz”, tef gibi çalgılar Arap müziğinde kullanılır.
Her Arap ülkesinde bu çalgılarla yapılan, benzer ezgiler içeren müzikler yapılmaktadır. Enstrümantal olsun vokal olsun melodiler, ses aralığı ve ritmik yapı belirgin bir biçimde birbirine benzemektedir.
HİNT HALK MÜZİĞİ
Hint kültürü çok eski ve geniş bir kültürdür. Müziği de çok ayırt edici ve farklı enstrümanların kullanıldığı, vokallerin diğer müziklere göre oldukça farklı olduğu bir müzik türüdür. Hint müziğinde doğaçlama, müziğin temelidir. Müziğin ilkeleri ruhani ilkelerdir, yasaları ruhani yasalardır ve bu yasaların otoritesi dindir. Hindistan’da estetik ve dini düşünce ayrılmaz şekilde birbirine bağlıdır. Hint müziğinin tarihi, büyük ölçüde Hindu ve Müslüman din adamlarının öğretilerinin ve buyruklarının bir bütünüdür. Hint çalgıları çok zengin ve çeşitlidir. Ancak en göze batanı ‘ramsinga’ adı verilen büyük bir boru şeklindeki üflemeli çalgıdır. Çalgı fazla ağır olduğundan tavana telle asılarak çalınır. Sitar, Hint müzik enstrümanları arasında en çok bilinen ve tanınan yaylı çalgıdır. Hintliler yöresel müzikler iyle ve danslarıyla düğer kültürlerden belirgin olarak ayrılır.
LATİN AMERİKA MÜZİĞİ
Latin Amerika müziği ise 16. yy.’dan itibaren İspanyol ve Portekiz müziğinin etkisinde kalmış olduğu halde, kendine özgüdür. 19. yüzyıl sonlarına kadar Latin Amerika’nın sanat müziği, Avrupa örneklerine benzemekteydi. Sömürge ülkeler kendi kültürlerini empoze etmişler, kızılderili kabileleri gibi oranın yerlilerinin müziği hiçbir zaman gün ışığına çıkamamıştır. Yerel müziği inceleyen 20. yüzyıl bestecileri, aynı zamanda sömürge yönetimi ile Avrupa’dan gelen kuşakların yörelere göre değişim geçiren müziğini de ele alırlar. Brezilya’dan Villa-Lobos, Meksika’dan Carlos Chavez (1899-1978), Silvestra Revueltas (1899-1940), Manuel Ponce (1882-1948) gibi besteciler, el değmemiş yerel ezgileri sanat müziğine katarlar. Daha perküsyon ve gitara dayalı, çok hareketli, kıpır kıpır müziklerdir. Yörelere özgü vurmalı sazlar kullanılır. Ritim önemlidir.
ÇİN HALK MÜZİĞİ
Çin müziği ise kendine has ve özellikli bir halk müziğidir. Çin’de müzik ve müzik düşüncesi dünya görüşüne ilişkin bir felsefe olarak biçimlenmiştir. M.Ö. 3000′lere kadar uzanan Çin kültüründe müzik kalbin sesi ve evrenin imgesi olarak kabul edilmiştir. Çin enstrümanları çok çeşitli ve ilginç olmakla beraber hepsinin ayrı bir anlamı vardır. Çanlar savaşı, telli çalgılar ciddiyeti, üflemeli çalgılar genişlik ve bolluğu tanımlar. Çin enstrümanlarından gong çok işlevli bir enstrümandır. Bu işlevlerden bir kaçı; cinleri ve ruhları kurbanın yanından kaçırmak, tapınaklarda pinekleyen tanrıları rahatsız edip dikkatlerini çekmek, ay tutulmasına sebep olan ejderhayı korkutmak gibidir.
AFRİKA HALK MÜZİĞİ
Afrika müzikleri ise perküsyon temelli bir halk müziğidir. Etnik davullarla hızlı çalınan, çok ritimli, canlı müziklerdir. Bu müzik, Afrika kavimlerinin, özlem, yakınma ve hüzün gibi duygularından doğan özgün ritimsel özellikler içerir. Kuzey Afrika’da Arap müziği egemendir. Zenci müziği, en ilkel biçimlerinde bile çok sesli müziğe açıktır, enstrümanlarının zenginliğiyle dikkat çeker. Afrika müziği, ölçülü aralıkları olan diziler temeline dayanmaz. İki çeşit gam, ya ayarlamasız heptafonikler, ya da geçmişi çok eskilere dayanan yarım tonsuz pentafonikler kullanılır. Zenci müziği, melodi yeteneğini ve polifoniye olan yatkınlığını özgün vokal müziğinde ortaya koymuştur.
Halk müziği tüm dünyada popüler kültürün tehdidi altındadır. Halk müzikleri toplumun tarihini, geleneklerini ,göreneklerini yansıtan en önemli kaynaklardır.


DÜNYA'DAN MÜZİK
> Alexander Ghindin Piyano Resitali
> Sky Orkestrası’nın Sevgililer Günü Konseri
> Salzburg’ta Bir Türk Orkestrası
> Türkiye’de Japonya Yılı ‘2010
EĞİTİM KADROMUZ