0 212 292 65 35
0 212 292 65 84
Klasik Müzik
2 Eylül 2009 Çarşamba - 12:23     8.597 kez okundu.    
Klasik Müzik

Klasik müzik bir müzik tarzı olarak çoksesliliğin doğuşuyla ortaya çıkar. Tüm dünyayı ve zamanları kaplayarak devam eden bir süreç olur. Müziğin doğuşu çok eski çağlara dayanır. Tek sesli olarak başlayan müzik dünyadaki tüm kültürler içinde farklı tarzlarda yaratıma girmiştir.

    Zaman içinde gelişerek ilerleyen müzik yeniden bir doğuş dönemi olan Rönesans Dönemi’ne gelindiğinde yani 1450 – 1600 yılları arasında müzik alanında pek çok gelişme olur. Bu dönemlerde müzik hala daha kilise müziğidir. Bu dönemde birden çok sesin eşzamanlı olarak kullanılmasına ve duyulmasına imkan tanıyan eserler bestelenir. Bunlar çoksesli müziğin yani klasik müziğin ilk örnekleridir. Bu dönemin en ünlü bestecileri Guillaume Dufay, Johannes Ockeghem, Giovanni Pierluigi da Palestrina ve Carlo Gesualdo’dur.

 

    Klasik müzik tarihinde, 1600 – 1750 yılları arasındaki dönem Barok Dönem olarak bilinir. Bu dönemde klasik müzik alanında gelişmeler olduğu gibi çalgı eşliğinde din dışı şarkılar da ortaya çıkmıştır. Bu da operanın ilk temelleridir. Bu dönemde besteci Johann Sebastian Bach, klasik müzikte en zor temalardan biri olan ve kısa bir temanın belirli aralıklarla yinelenmesinden oluşan “füg” tekniğini geliştirir.  Barok, günümüz orkestra anlayışının temellerinin oluşturulduğu ve çalgıların bugünkü biçimini almaya başladığı bir dönemdir. Süslü bir anlatım tarzı oluşur. Klavsen dönemin en sevilen müzik aletidir. Barok dönemi n ünlü bestecileri Antonio Vivaldi, Johann Sebastian Bach, George Frideric Handel ve Georg Philipp Telemann‘dır.

 

      Rönesans ve Barok dönemdeki gelişmelerden sonra klasik müzik tarihinde 1750 yılından sonra 1820 yılına kadar süren Klasik Dönem başlar. Bu dönemde tanıdığımız klasik müzik tarzı oturmaya başlar. Kısaca klasik müzik, esas olarak 18. yy.’da müzik tarihinde başlayan bir dönemi temsil eder. Rönesans ve Barok dönemdeki yeniliklerle yavaş yavaş günümüzde de dinlenen klasik müzik ortaya çıkar. Müzik uzmanları için klasik müzik, yaklaşık 1760′tan 1830′a kadar Avusturya’nın başkenti Viyana’da gelişmiş olan bir müzik tarzıdır. Müzik Barok Döneme göre daha sadeleşmiştir. Bestelerde duygu ve düşünceyi bir arada kullanan büyük besteciler ustalıklarını, yaratıcılıklarını ortaya sermişlerdir. Bu dönemde piyanoya geçiş olmuş ve yaygın olarak çalınır olmuştur. Piyano, orkestralarda ön planda tutulmuş ve büyük besteciler eserlerini piyano ile yaratmaya ve dinletmeye başlamışlardır. Bu dönemde senfoni yaygınlaşmıştır.  Klasik dönemin, Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart, Christoph Willibald Gluck ve Muzio Clementi gibi büyük bestecilerin konçerto, senfoni, sonat, yaylı çalgılar ve oda müziği ni en yetkin düzeye ulaştırdığı dönemdir.

 

   Klasik dönem, müzik tarihi ne, teknik karmaşayı yenmiş ve doğallığa ulaşmış, yalınlaşmış bir dönem olarak geçmiştir.  Klasik müzik toplum için görgüyü simgeleyen en önemli kıstas olur. Birçok aile, çocuklarının müzik eğitimi ne önem vermiştir. Barok çağında gelişen “hamilik” sistemi de klasik dönemde de devam eder. Büyük bestecilerin yetişmesini sağlayan bu sistem, dönemin zengin ve üst düzey ailelerinin bestecileri, sanatçıları evlerine alarak veya maddi olarak yardım ederek besteler yapmasını sağlamasıyla gelişmiştir.

 

  Klasik çağda iyice gelişen klasik müzik Romantik Döneme girer. Bu dönem 1820 – 1900 yılları arasında yaşanır. Endüstri devriminin gelişiyle insanlar şaşkınlık yaşar ve mistisizmle karışık aşk içerikli eserler ortaya çıkmaya başlar.  Bu dönemde romantizm, sanatın her alanında görülür. Konular, renkler, müzik, pastelleşmiştir. Bu dönemin sanatçıları ve insanları, düşler ve imgeler içinde kalmış, ulaşılmaz olanın peşinde koşan, kendine acıyan, duyguları ön planda tutan, inişli çıkışlı bir ruh halinde olan kişilerdi. Bu özelliklerini de yapıtlarına, beğenilerine ve sanata da yansıtıyorlardı. 

 

   Bu dönemde parlayan büyük Beethoven, müziğe duygu, düşünce ve teknik zengini yeni bir içerik kazandırır. Beethoven klasik dönem ile romantik dönem arasında yer alan ve kendine özgü besteleri ve tarzı olan bir sanatçıdır.

 

     Romantik dönemde bazı sanatçılar bu akımı ve tarzı kabullenirken bazıları da klasik tarzı sürdürmeyi ve geliştirmeyi tercih eder. Farklı görüşler besteciler arasında gruplaşmalar olur.  Alman besteci Richard Wagner’in önderliğinde müzikte Alman Romantizm’i olarak bilinen yeni bir akım başlar. Müziğin sınırlarının zorlanmamasını savunan ve romantiklerin getirdiği yeniliklere karşı çıkan besteciler ise Johannes Brahms’ın çevresinde toplandılar.  Romantizmi savunan Gustav Mahler ile Alman besteci Richard Strauss gibi besteciler, Wagner’i izlediler ve romantik etkiler içeren, orkestra için uzun senfonik yapıtlar bestelediler. Diğer yandan Fransa’da Wagner tarzı olan romantizmin yaygın olduğu bu dönemde Fransız besteci Charles Camille Saint Saens klasik modellere bağlı kalarak klasik, kalıplara oturan, duygulu müzik parçaları yazar. Ünlü besteci Çaykovski romantik bir besteci olarak tanınır ve bu geleneği sürdürür.  Böylece bu dönemde iki farklı akım özellikleri de farklı besteci grupları tarafından kullanılır. Klasik tarz ve yeni olan romantik tarzda besteler yapılır.  

 

    Bach, Haydn ve Mozart da minör tonları kullanarak romantik tarzın ilk örneklerini vermiş olsalar da romantikler’in yorumculuğu biraz daha farklı gelişir. Bu dönemde revaçta olan piyano dönemin sanatçıları tarafından ustaca çalınmakta ve besteler yapmak için kullanılmaktaydı. Chopin, Liszt, Paganini gibi sanatçıların piyano çalış tekniği, romantik dönemin özelliği sayılmıştır. Bu dönemin bestecileri enstrümanların olanaklarını çok iyi bildikleri için tüm ustalıklarıyla çalgının tüm sınırlarını zorlamışlardır.

 

       Romantik dönemde ayrıca opera gelişir ve başlıca bestecileri İtalyan Gioacchino Rossini ve Giuseppe Verdi adlarını duyurur. Ama gene de dönemin en önemli opera bestecisi, alışılmış kalıpların dışına çıkarak güçlü orkestralara ve güçlü vokallere yer veren, yapıtlarında edebi ve felsefi düşünceleri konu alan ve operaya “müzikli dram” adını veren Richard Wagner olur.

 

    Oda müziği klasik dönemde çıkmış, senfoni ise Romantik dönemin ürünüdür. Bu dönemde birbiri ardına olağanüstü senfoniler, liedler, koral müzikler, operalar, uvertürler, konçertolar yazılmış ve yorumlanmıştır. Özellikle Verdi’nin operaları bugün bile hayranlıkla dinlenmektedir. Dönemin sonlarına doğru atağa geçen bale türü ise klasik müzik ile dansın muhteşem uyumunu gösterir.

 

       20.yy.’ın gelişiyle müzikte yeni bir dönem başlar. Modern dönem içinde romantizm akımı hala daha devam etmektedir. Romantik besteciler  Richard Strauss, Gustav Mahler, Sergey Rahmaninov, Edward Elgar’dır. Bu arada da müziğin genel kimliğini değiştiren, modern besteciler Claude Debussy, Maurice Ravel, Bela Bartok, İgor Stravinski, Dimitri Şostakoviç, Sergey Prokofiyev kendilerine has bir stil geliştirerek farklı bir dönemi başlatırlar.

 

   20. yy.daki klasik müzikteki en önemli gelişmeyi Avusturyalı besteci Arnold Schönberg yapar. Bütün armoni ve melodi kurallarını altüst ederek, atonalite denen anahtarsız sistemi geliştirmiştir. Schönberg’in bu sistemi günümüzde dizisel sistem ve 12 nota sistemi olarak bilinir.

 

 Bu çağda farklı tarzlar denenir ve birçok tarz birlikte kullanılmaya başlanır. George Gershwin klasik müzikle cazı birleştiren besteciler arasında en ünlüsüdür. Eric Satie, orkestrada mekanik alet seslerini ilk kullananlardandır. Edgard Varèse ise daha farklı bir tarz olan elektronik müzik akımı nı başlatır.  Carl Orff, ilkel çağların müzikleri ve metinlerini yeniden canlandırıp modernize etmiştir.

m6.png seçkin bir eğitim kadrosu ile kursu kavramına yeni bir anlayış kazandırarak ülkemizdeki eğitiminde yaşanan derin boşluğu doldurma kararlılığındadır. Konservatuarlarda dahi yeterli bir eğitimin verilemediği bir ortamda gitar dersi, şan dersi, keman eğitimi gibi çok talep olan kursların yanı sıra klasik ve modern Batı müziğinin ve Türk müziğinin bütün enstrümanları ile ilgili dersler hem bireysel hem de grup çalışmaları olarak konusunun ülkemizdeki en önemli isimleri olan hocalar tarafından verilmektedir. Dolayısıyla m6.png bir kursu olarak değil bir okul olarak değerlendirilmelidir. İMA olarak felsefemiz sektörüyle olan bağlarımız, sahip olduğumuz kültür ve imkanlar ile ilgili her türlü deneyimi öğrencilerimize aktararak onların amatör ya da profesyonel iyi birer müzisyen olmalarını sağlamaktır. m6.png ile olan beraberliğiniz eğitimleriniz bittikten sonra da devam edecek ve bu beraberlik sizlere yepyeni vizyonlar kazandıracaktır.
Bu site m2.png (İMA) Projesidir.