
Latin Kraliçesi Celia Cruz Müzesi
Ülkemizin gururla yetiştirdiği Dünya Opera tarihi ne adını altın harflerle kazımış opera sanatçısı Leyla Gencer’in evine ait eşyalarla dizayn edilen müze evi İKSV binasında tüm sanatçının yaşamına ait tüm estetiğiyle sergileniyor.
Hayatta olmayan ancak kalbimizde bıraktıkları eserlerle, sevgiyle yaşayan ve anılan efsanelerin dokundukları, kullandıkları, giydikleri eşyalar, sahne kostümleri ve hatta koleksiyoncusu için çöpleri dahi sergilenmekte ve hatırası yaşatılmaktadır. 2005 yılında hayranları için sergide sunulan Latin Kraliçesi Celia Cruz’un tüm hatıraları, sahne kostümleri, perukları, ayakkabıları, fotoğraf ve videoları hayranları ve meraklıları için Smithsonian’s National Museum of American History’de sergileniyor. Latin ve Salsa müziğinin kraliçesi olarak anılan unutulmaz kadın vokallerinden Celia Cruz 21 Ekim 1925 yılında Küba- Havana’da dünyaya geldi. Henüz 14 yaşında amatör şarkı yarışmalarına katılarak yeteneğini ve hırsını ortaya koydu. Ülkelerinde bulunan Ulusal Müzik Konservatuarı’na girerek piyano, ses eğitimi, müzik teorisi branşlarını başarıyla tamamladı. 1950 yılında 25 yaşına bastğında Afro- Cuban müziğinin başarılı isimlerinden biri olarak dalında efsaneleşmiş sanatçılarla aynı sahneyi paylaştı. Celia Cruz çok geçmeden şöhretini Küba sınırlarının dışına taşırdı. Amerika’ya adım atar atmaz arkadaşı müzisyen Tito Puente ile ardı ardına bir çok albüme imza attı. 70’li yıllarda Latin müziğine karşı ilginin patlamasıyla yıldızı daha da parladı. Latin müziğin önemli isimlerinden Gloria Estefan, Dionne Warwick, Wyclef Jean, Jarabe de Palo, Fabulous Cadillacs gibi birçok sanatçıyla çalışmalar yaptı. 2003 yılında beyninde oluşan tümör nedeniyle Amerika’nın New Jersey eyaletinde 77 yaşında hayata gözlerini yumdu. Neşeli, güleryüzlü, sahne enerjisi yüksek, sesleri sağlam ve güçlü iyi bir şarkıcı ve müzisyen olarak ilgi gördü. Sahne şovları, kostümleri, aksesuar ve ayakkabıları ile bir renk yumağıydı. Acı ve zahmet dolu geçmiş yıllarına şarkıları, renkli dış görünümü ve pür neşesiyle meydan okuyordu. Küba’da yaşadığı yıllarda ailesinin şeker kamışı tarlalarında yaşadığı eziyetleri şarkılarında anlatan Celia Cruz şarkıcılığa mesleki anlamda karşı duran babasının öğretmen olması için yaptığı tüm baskılara rağmen inatla hayalini gerçekleştirdi. 60’lı ve 70’li yılların modasına uyarak kullandığı tüm abartılı aksesuarların kullanış amacında siyahi bir insan olmasının gururlu başkaldırısı vardı. Giyim odasında zamanının büyük kısmını geçiren Cruz şarkılarını da orada söylemeye başlıyordu. Hayata veda etmesinden bu yana hala büyük bir hayran kitlesine sahip olan Latin müziği n divalarından Celia Cruz günümüz sanatçılarına da daima iyi bir örnek olarak gösterilmektedir.


TÜRKİYE'DEN
> ‘The 12 Tenors’ Yeniden Türkiye’de
> ‘İstanbul Tango Ritual’ Kasım’da Başlıyor
> Fatih Erkoç & Kerem Görsev Ortak Albümde
> Somali İçin Ajda Pekkan Konseri
> Yıldız Usmanova Konseri Arena’da
DÜNYA'DAN
> Fazıl Say Oxford Oda Müziği Festivalinde
> Yüzyılın
İkonu Paul Anka İstanbul’da
> Bağımlılar Yararına Winehouse – Bennett Single
> Simon Bolivar Orkestrası İstanbul’da
> America Folk Grubu’ndan Bir Yıldız Kaydı
> Amy Winehouse Hayata Gözlerini Yumdu
EĞİTİM KADROMUZ