<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Müzik ve Gitar Kursu &#187; Müzik Türleri</title>
	<atom:link href="http://www.muzikkursu.com/muzik-turleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muzikkursu.com</link>
	<description>İstanbul Müzik Akademisi seçkin bir eğitim kadrosu ile müzik kursu kavramına yeni bir anlayış kazandırarak ülkemizdeki müzik eğitiminde yaşanan derin boşluğu doldurma kararlılığındadır. Konservatuarlarda dahi yeterli bir eğitimin verilemediği bir ortamda &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com/gitar-dersi.html&#34; title=&#34;Gitar Dersi&#34;&#62;gitar dersi&#60;/a&#62;, &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com/san-dersi.html&#34; title=&#34;Şan Dersi&#34;&#62;şan dersi&#60;/a&#62;, &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com/keman-dersleri.html&#34; title=&#34;Keman Dersi&#34;&#62;keman eğitimi&#60;/a&#62; gibi çok talep olan kursların yanı sıra klasik ve modern Batı müziğinin ve Türk müziğinin bütün enstrümanları ile ilgili dersler hem bireysel hem de grup çalışmaları olarak konusunun ülkemizdeki en önemli isimleri olan hocalar tarafından verilmektedir. Dolayısıyla İstanbul Müzik Akademisi bir &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com&#34; title=&#34;Müzik Kursu&#34;&#62;müzik kursu&#60;/a&#62; olarak değil bir okul olarak değerlendirilmelidir. İMA olarak felsefemiz müzik sektörüyle olan bağlarımız, sahip olduğumuz kültür ve imkanlar ile ilgili her türlü deneyimi öğrencilerimize aktararak onların amatör ya da profesyonel iyi birer müzisyen olmalarını sağlamaktır. İstanbul Müzik Akademisi ile olan beraberliğiniz eğitimleriniz bittikten sonra da devam edecek ve bu beraberlik sizlere yepyeni vizyonlar kazandıracaktır.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Nov 2011 08:22:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Halk Müziği Türleri</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi-turleri.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 14:14:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel enstrümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hint kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[vurmalı sazlar]]></category>
		<category><![CDATA[yöresel müzikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi-turleri.html</guid>
		<description><![CDATA[ARAP HALK MÜZİĞİ
   Arap müziğinde geleneksel enstrümanlar kullanılır. Ud, darbuka, ney, kanun, bir çeşit ikili klarnet olan “mijwiz”, tef gibi çalgılar Arap müziğinde kullanılır. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her Arap ülkesinde bu çalgılarla yapılan, benzer ezgiler içeren müzikler yapılmaktadır. Enstrümantal olsun vokal olsun melodiler, ses aralığı ve ritmik yapı belirgin bir biçimde birbirine benzemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HİNT HALK MÜZİĞİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">    Hint kültürü çok eski ve geniş bir kültürdür. Müziği de çok ayırt edici ve farklı enstrümanların kullanıldığı, vokallerin diğer müziklere göre oldukça farklı olduğu bir müzik türüdür. Hint müziğinde doğaçlama, müziğin temelidir. Müziğin ilkeleri ruhani ilkelerdir, yasaları ruhani yasalardır ve bu yasaların otoritesi dindir. Hindistan’da estetik ve dini düşünce ayrılmaz şekilde birbirine bağlıdır. Hint müziğinin tarihi, büyük ölçüde Hindu ve Müslüman din adamlarının öğretilerinin ve buyruklarının bir bütünüdür. Hint çalgıları çok zengin ve çeşitlidir. Ancak en göze batanı &#8216;ramsinga&#8217; adı verilen büyük bir boru şeklindeki üflemeli çalgıdır. Çalgı fazla ağır olduğundan tavana telle asılarak çalınır. Sitar, Hint müzik enstrümanları arasında en çok bilinen ve tanınan yaylı çalgıdır. Hintliler yöresel müzikler iyle ve danslarıyla düğer kültürlerden belirgin olarak ayrılır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>LATİN AMERİKA MÜZİĞİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">    Latin Amerika müziği ise 16. yy.’dan itibaren İspanyol ve Portekiz müziğinin etkisinde kalmış olduğu halde, kendine özgüdür. 19. yüzyıl sonlarına kadar Latin Amerika&#8217;nın sanat müziği, Avrupa örneklerine benzemekteydi. Sömürge ülkeler kendi kültürlerini empoze etmişler, kızılderili kabileleri gibi oranın yerlilerinin müziği hiçbir zaman gün ışığına çıkamamıştır. Yerel müziği inceleyen 20. yüzyıl bestecileri, aynı zamanda sömürge yönetimi ile Avrupa&#8217;dan gelen kuşakların yörelere göre değişim geçiren müziğini de ele alırlar. Brezilya&#8217;dan Villa-Lobos, Meksika&#8217;dan Carlos Chavez (1899-1978), Silvestra Revueltas (1899-1940), Manuel Ponce (1882-1948) gibi besteciler, el değmemiş yerel ezgileri sanat müziğine katarlar. Daha perküsyon ve gitara  dayalı, çok hareketli, kıpır kıpır müziklerdir. Yörelere özgü vurmalı sazlar kullanılır. Ritim önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÇİN HALK MÜZİĞİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><br />
     Çin müziği ise kendine has ve özellikli bir halk müziğidir. Çin&#8217;de müzik ve müzik düşüncesi dünya görüşüne ilişkin  bir felsefe olarak biçimlenmiştir. M.Ö. 3000&#8242;lere kadar uzanan Çin kültüründe müzik kalbin sesi ve evrenin imgesi olarak kabul edilmiştir. Çin enstrümanları çok çeşitli ve ilginç olmakla beraber hepsinin ayrı bir anlamı vardır. Çanlar savaşı, telli çalgılar ciddiyeti, üflemeli çalgılar genişlik ve bolluğu tanımlar. Çin enstrümanlarından gong çok işlevli bir enstrümandır. Bu işlevlerden bir kaçı; cinleri ve ruhları kurbanın yanından kaçırmak, tapınaklarda pinekleyen tanrıları rahatsız edip dikkatlerini çekmek, ay tutulmasına sebep olan ejderhayı korkutmak gibidir. </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AFRİKA HALK MÜZİĞİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Afrika müzikleri ise perküsyon temelli bir halk müziğidir. Etnik davullarla hızlı çalınan, çok ritimli, canlı müziklerdir. Bu müzik, Afrika kavimlerinin, özlem, yakınma ve hüzün gibi duygularından doğan özgün ritimsel özellikler içerir. Kuzey Afrika’da Arap müziği egemendir. Zenci müziği, en ilkel biçimlerinde bile çok sesli müziğe açıktır, enstrümanlarının zenginliğiyle dikkat çeker.  Afrika müziği, ölçülü aralıkları olan diziler temeline dayanmaz. İki çeşit gam, ya ayarlamasız heptafonikler, ya da geçmişi çok eskilere dayanan yarım tonsuz pentafonikler kullanılır. Zenci müziği, melodi yeteneğini ve polifoniye olan yatkınlığını özgün vokal müziğinde ortaya koymuştur. <br />
    Halk müziği tüm dünyada popüler kültürün tehdidi altındadır. Halk müzikleri toplumun tarihini, geleneklerini ,göreneklerini yansıtan en önemli kaynaklardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Caz</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/caz-muzik.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/caz-muzik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 11:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Caz müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Free Jazz]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik eğitimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/caz.html</guid>
		<description><![CDATA[1900’lerde Amerika’nın güneyinde ilk kez New Orleans’da gelişmeye başlayan caz müziği çeşitli müziklerin karışımından ortaya çıkmıştır. Afrika’dan gelen zencilerin kendi müziklerine Avrupa müziğinin de özelliklerini eklemeleriyle doğan caz, çok hızlı bir şekilde ilerlemiş ve dünyaya yayılmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">     Avrupa müziği nin etkisiyle ilkel bir halk müziği, evrensel olmuştur.  Amerika&#8217;nın beyaz halkının din ve din dışı müziğinin, Afrika halk müziğinin, zencilerin kiliselerinde ses ağırlıklı yaptıkları dini müziklerinin ve Amerika’daki zenci kölelerin <strong>tarlalarda çalışırken söyledikleri şarkıların</strong> caz müziğinin doğmasında çok büyük etkileri vardır. Bu müzik türlerinin yanı sıra İspanyol Amerikası müziği, Fransız bando müziği de cazı etkilemiştir. Afrikalılar yoksul oldukları için önceleri bu müzik sadece insan sesiyle yapılıyordu. İç savaş sonrasında, bando malzemeleri ucuz satılmaya başlanır ve zenciler müziklerini enstrümanlara aktarırlar. Köleler müzik eğitimi almadıkları için müzikte baskı olmadan içlerinden geldiği gibi müzik yapmışlardır. Bu da caz müziğinin yaratıcı tarzda olmasına olanak vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
    Caz,  <strong>New Orleans</strong>’da doğar ve kısa bir süre içinde tüm Amerika’ya ve Avrupa’ya yayılır. İşçi olarak çalıştırılmak için Afrika’dan getirilen insanlar, öncelikle New Orleans’a yerleştirilirler. Afrikalılar kendi kültürlerini burada da yaşatırlar. Müziklerini ve geleneklerini yaşatmaya devam ederler. Müzikleri bir süre sonra Amerikan ve Avrupa müziğinden de etkiler alır. Ve caz müziği doğar. Caz, zencilerin kilise müziği dışında kalan bir müzik türüdür. Notanın cazdaki önemi klasik müzikte olduğu kadar önemli değildir. Elbette notalarla besteler yapılır ve çalınır. Ama doğaçlama yöntemi de gelişmiştir. Bu yöntem,  melodilerin ve akorların eşliğinde simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabası olarak ortaya çıkar. Caz <strong>doğaçlama çalma sanatını</strong> müziğe sokmuştur. Önceden hazırlanmadan, aynı zamanda hem bestelemek hem de çalma sanatıdır doğaçlama. Özellikle halk müziklerinde doğaçlamalar yapılır.     </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
     Ama caz sadece doğaçlama yapılarak çalınmaz. Beste yapan kişilere <strong>“düzenleyici” (arranger)</strong> denmektedir. Cazda kullanılan tem kalıpları 12 ölçülü ve armonik yapısı olan blues biçimlidir veya halk şarkısı biçimine uymaktadır. Caz, müziğe yeni bir armoni getirmemiştir. Avrupa’nın geleneksel armoni kalıplarını kullanmıştır. Melodi olarak ise Avrupa müziğinin majör ve minör modları kullanılmış ve bu gamların bazı derecelerinin yarım nota pesleştirilmesiyle <strong>“blues”</strong> gamı ortaya çıkmıştır. Cazda kullanılan tüm çalgılar Avrupa müziğinde de kullanılmaktadır. Ancak caz, enstrümanlara öncelik veren ve orkestra kuruluşu açısından Avrupa orkestralarından farklı yapıda olan bir müzik türü olmuştur. Cazda üflemeli çalgılar yoğun kullanılmaktadır. Sıklıkla <strong>trompet, alto, tenor ve bariton saksafonlar, klarnet, trombon, piyano, gitar, kontrbas, davul</strong> orkestralarda yer almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Caz müzik , köleliğin kalktığı yıllarda yavaşça biçimlenmeye başlar. Köleliğin kalkmasıyla bir sevinç yaşanır. Önceden acının etkin olduğu müzikte neşe yer almaya başlar.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
    Caz 1917 yılında New Orleans’da yaygınlaşır. Bu dönemlerin ilk sanatçısı trompetçi <strong>Buddy Bolden</strong>’dir. Trompetin ana çizgide kalması, trombonun ve klarnetin eşliğiyle ortaya kaba çoksesli bir müzik çıkar. 1917’de Washington’dan gelen bir emirle buradaki işsiz sanatçılar kuzeye göç etmeye zorlanırlar. Böylece caz tüm Amerika’ya ve dünyaya yayılmaya başlar. 1917 yılında caz müziğinin tanıtılmasında en büyük olaylardan biri olan <strong>“Original Dixieland Jass Band”</strong> isimli grup ilk caz plağını çıkarır. Bu dönem sonunda <strong>“Caz Çağı”</strong> adı verilen bir döneme girilir. 1920’li yıllarda müziği caza yaklaştırma çabaları dikkat çeker. Bu yaklaşım edebiyat, resim alanında da görülür.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
   Bu dönemlerde caz müziğe bir takım anlamlar yüklenir. Zor durumdaki halkın sesini yansıttığı, savaş sonrasında halk içindeki kargaşayı yansıttığı gibi anlamlar yüklenir.  Bu dönemlerde caz orkestraları şarkıcı kullanırlardır. Bu da cazın hafif müzikten aldığı etkilerin sonucudur. Bu dönemlerde halk büyük dans orkestralarına ilgi göstermeye başlar. <strong>Conte Basie, Duke Ellington, Jimmie Lunceford</strong> gibi müzisyenler sayesinde cazda büyük orkestra anlayışı yerleşir ve klasikleşir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
   Caz müzik alanında Louis Armstrong, Roy Eldridge, Dizzy Gillespie, Miles Davis gibi trompetçiler, Coleman Hawkins, Lester Young, Charlie Parker, gibi saksafoncular, Earl Hines, Fats Waller, Lennie Tristano gibi piyanistler, Fletcher Henderson, Duke Ellington, Count Basie, Jimmie Lunceford, Eddie Sauter gibi besteci ve orkestra yönetmenleri kazanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
    1960’lı yıllarda Ornette Coleman’ın başlattığı <strong>“ Free Jazz ” (Özgür Caz)</strong> akımı politik kaynaşmaların, düzene karşı eylemlerin, zenci kimliği ile ilgili unsurların simgesi haline gelmiştir. Bu akımda doğaçlama, özgür biçimlendirme ana temalardı. Özgür Caz akımı, <strong>Bob Graettinger, George Russell, Teo Macero, Charles Mingus, Gil Evans</strong> gibi usta cazcılar yaratımları ve girişimleri sayesinde belli bir süre ayakta kalabilmiş ancak 1970’lerde sallanmaya başlar etkisi iyice azalır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/caz-muzik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rock</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/rock-muzik-kurslari.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/rock-muzik-kurslari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 11:17:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[bas gitar]]></category>
		<category><![CDATA[elektro gitar]]></category>
		<category><![CDATA[rock and roll]]></category>
		<category><![CDATA[rock sanatçıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/rock.html</guid>
		<description><![CDATA[Rock müzik 20. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan, genellikle elektro gitar, bas gitar, bateri ve piyano gibi klavyeli enstrümanlar çalınan bir müzik türüdür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Saksafon gibi üflemeli çalgılar rock müziğin ilk dönemlerinde kullanılmış olsa da günümüzde kullanımı azdır. Rock tanımı oldukça genel bir tanımdır ve de sınırları kesin bir şekilde belirlenmemiştir. Rock ’ın oluşumunda rock and roll ve rockabilly gibi müzik türleri önemli rol oynamışlardır. İngiliz rock’ının 1960’larda gelişmesiyle “rock müzik” tanımı yaygınlaşmıştır. İngiltere ’deki gruplarda ilk olarak başlayan bu tarz, zamanla tüm dünyaya yayılır.  Rock günümüzde birçok türü altında barındırarak oldukça yaygın olarak dinlenen bir müzik türü haline gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Rock müzik grupça yapılan bir müzik türüdür. Bir rock müzik grupları nda elektro gitarist, bas gitarist, baterist, bir ya da iki ritim gitarist ve klavyeci (piyano, org, elektro &#8211; piyano vs.) bulunur. Rock müzik 1950 ’li yıllarda ortaya çıkar. Bu tür blues müzik türünden doğmuştur. Blues zencilerin köle olduğu dönemlerde dışa yansıttıkları acılarını anlatan şarkılardan oluşuyordu. Bu durum zamanla isyan boyutuna ulaşır. Tam da bu dönemde müzik biraz daha sertleşir, farklı enstrümanlar devreye girerek insan sesini destekler. Elektro gitar distorşınlı sesi vermek için kullanılır.  Müzik ve sözler sertleşmeye başlamıştır. Rock müziğin doğuşuyla artık dünyadaki siyasi, ekonomik sıkıntılara isyanlar şarkılarda yerini bulmaya başlar. Rock, bir başkaldırış ve isyanın sesi olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">1950&#8242;lerin ilk rock sanatçıları diyebileceğimiz sanatçılar:  Sam Phillips, Jackie Brenston, Bill Haley, Elvis Presley, Chuck Berry, Bo Diddley, Fats Domino, Little Richard, Jerry Lee Lewis, Gene Vincent …vb.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">1960’lı yıllarda, rock müzik belli bir süre sonra gençler tarafından benimsenir ve dünya çapında dinlenmeye başlar. Gençlerin isyanlarını, başkaldırılarını dışa vurabilmelerini sağlayan bir tür yaratılmış olur. Pop müziğe karşı rock müzik çıkmış ve çok sevilmiştir. </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">1970’lerde ise rock müzik yapan gruplar teker teker ortaya çıkmaya başlar. The Rolling Stones, The Animals, The Yardbirds, The Kinks, The Who, The Pretty Things, The Sonics, The Shadows, Bob Dylan, The Byrds, Steve Harly ve diğerleridir. Megadeth, Black Sabbath, The Beatles gibi gruplar sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">1980’lerde rock müzik biraz daha sertleşmeye başlar. Sözler ve müzik ve enstrümanlarda kullanılan teknikler daha sertleşir. Karşı duruşlar ve isyanlar dozunu yükseltir. Bu durum hardrock&#8217;ı ortaya çıkarır. Queen, Metallica, Nirvana, Slayer gibi gruplar bu türünü öncüsü olurlar. Devam eden günlerde ise rock müzik muhalif yanının gittikçe kaybolduğunu düşünenler heavy metal türünü başlatırlar.  Heavy metal ise gerek müzik tarzı bakımından, gerekse düşünceleri bakımından yüzlerce türe ayrılmaya başladı. 1980 sonrası rock müzik sanatçıları ve grupları Sex Pistols, Asia, The Clash, The Damned, Black Flag, X Fear, Bad Brains, Twisted Sister, Sonic Youth, Big Black, Dust, The Buzzcocks, Green Day, The Killers, Guns and Roses, Black Sabbath, Radiohead, Cradle of Filth, Evenascence  vb. olarak sıralanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/rock-muzik-kurslari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Caz Müzik Akımları ve Türleri</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/caz-muzik-turleri.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/caz-muzik-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:59:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afro-Amerikan]]></category>
		<category><![CDATA[Blues müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Latin caz]]></category>
		<category><![CDATA[Swing Orkestraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/caz-muzik-akimlari-ve-turleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Blues : Caz müziği nin başlangıcıdır. Amerikalı zencilerin tarlalarda çalışırken söyledikleri halk şarkılarıdır. Halk şarkılarının modern enstrümanlarla söylemeye başlanmasıyla doğar. Zamanla tüm dünyaya yayılır ve caz başta olmak üzere günümüzde dinlenen R&#038;B gibi müzik türünün de doğmasına olanak verir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="TEXT-ALIGN: justify">    Blues müzik kendi içinde türlere ayrılmaktadır. Türleri kullanılan enstrümanlara göre, çalındığı şehirlere göre, müzik temalarına göre farklılaşır. Belirli bölgelerdeki müzisyenler, o yerlerin kültür ve etnik yapısından etkilenerek farklı blues türleri ortaya koyarlar. Yazılan parçalar esas olarak blues altyapısını kabul ediyor fakat özellikle gitaristlerin tekniklerinde bölgeye has bir farklılık dikkat çekiyordu. Bir süre sonra ortaya çıkan bu yeni türler de çıktıkları bölgelerin ismiyle anılmaya başlamıştır. Örneğin <strong>Memphis Blues, Delta Blues, Texas Blues</strong>. 1930lu yıllarda ünü daha sonra tüm dünyaya yayılacak olan trompetçi Lois Armstrong, <strong>“King Oliver Ban”</strong>de katılır. Armstrong, sonraları Count Basie’nin  The Band That Play The Blues Grubuna katılır.  Ekibine gitarist Eddie Durham ve saksofoncu Lester Young’ı da katan Count Basie, dönemin iki bayan vokali Ella Fitzgerald ve Billie Holiday ile birlikte blues ve caz müziğinin temel taşlarını oluştururlar.  Bu yılların meşhur müzisyenlerinden Robert Johnson, Big Bill Broonzy, Sonny Boy Williamson, Lonnie Johnson ve Tampa Red sayılmaktadır. Sonraki yıllarda B.B. King, Chuck Berry unutulmaz sanatçılar olurlar. Ayrıca birçok Blues Band’ler de popüler olurlar ve çok sayıda hayran kitleleri olur.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> <strong>Swing :</strong> 1920’lerde Amerika’da büyük orkestraların kurulmasıyla ortaya çıkar. Bu orkestralar gitar yerine banjo’nun, kontrbas yerine tubaların kullanıldığı orkestralardır.  Swing kelime olarak  <strong>“sallanmak”</strong> anlamına gelir. Swing Orkestraları , caz müziğinin temellerini oluşturan ve bu müziğin yayılmasını sağlayan gruplardır.  Bu orkestralar, zor şartlar altında Amerika’da otobüslerle turnelere çıkarak bu müziği yaymışlardır. Swing, cazdaki bir ritim ve melodidir. İkilerin, dörtlerin vurulduğu ritimlerdir. Orkestralar eşliğinde şarkıların da söylendiği eğlenceli bir müzik türüdür. 1930’larda bu orkestralar Amerikan film sektörüne de girmiştir. Bu dönemde <strong>Louis Armstrong, Colemas Havvkins, Lester Young, Roy Eldridge, Glenn Miller</strong> gibi büyük caz sanatçıları yetişmiştir.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> <br />
<strong>Ragtime :</strong> Başlangıcı, eski dönemlerde zencilerin, çeşitli törenlerde söyledikleri şarkılara kadar uzanır. Ritmik olarak ayrı ayrı ve birçok sesin meydana getirdiği ses dizisi olarak düşünülür. 1800’lerin sonunda <strong>New Orleans</strong>’da çok sevilen bir akımdır. <strong>“Rag”</strong> kelimesi askeri marşlarla Afro-Amerikan banjo (Afrika kökenli telli çalgı) müziğinden alınmış ritimlerin birlikte kullanıldığı müzik türü anlamında kullanılmıştır. Genellikle ragtime ilk olarak 1890&#8242;larda görülen, piyano için yazılmış parçalara verilen isimdir. Bu tarzın en önemli sanatçısı 1868-1917 yılları arasında yaşamış olan <strong>Scott Joplin</strong>&#8216;dir. 1890-1920 yılları arasında New Orleans&#8217;da ragtime piyanistlerinin yanı sıra ragtime orkestraları, ragtime şarkıcıları ve banjo ile ragtime yapan müzisyenler revaçtaydı. Bazı müzikologlar,  ragtime’ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Bu stil doğaçlama içerir ve cazın swing duygusundan oldukça uzaktır. Bununla beraber ragtime&#8217;ın cazın habercisi olduğunu inanılır. </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong>Bebop:</strong> Usta alto saksafoncu <strong>Charlie Parker</strong>’ın 1940’ların sonlarında 1950’lerin başında çıkarttığı bir müzik tarzıdır. Neşeli kıvrak, hızlı tempolu ve devrimci bir müzik türüdür. İlk dinlendiği dönemlerde anlaşılmayan ve beğenilmeyen bir müzik tarzı olmuştur. Bir süre sonra insanlar anlamaya başlar. Kıvrak zeka isteyen, iyi nota okumaya dayanan, cazın ritmik olarak özel bir müziğidir.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong>Hot Caz :</strong> Hot cazın doğuşu İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerikan etkisi ile Paris dans kulüpleri civarında olan, swing temelli, yüksek tempolu ve eğlendirmeyi, dansı ön plana alan kulüp müziğidir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong>Latin Caz:</strong> Latin cazda swing olmaz. Swnig cazdan çok farklı bir türdür. Tumba ritimleri merengeler vardır. Klasik cazdan, Latin caz ritim ve yöresel olarak ayrılır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">   Genel olarak caz müziğinin temeli <strong>swing</strong>tir. Swing ritimlerinin yanı sıra cazda vals ritimleri de dikkat çekicidir. Cazda ölçü dört zamanlıdır. Dört zamanlı ölçünün zayıf zaman denilen ikinci ve dördüncü vuruşlarının vurgulanmış ve temponun dinleyenlere dans etme arzusu verecek şekilde hafiflik ve rahatlıkla yaşatılması cazın başlıca özelliğidir. Caz, armoni bakımından müziğe bir şey getirmemiştir ancak melodi ve ritim bakımından pek çok yenilik getirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/caz-muzik-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Opera</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/opera-muzigi.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/opera-muzigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:19:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikli Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Opera bestecileri]]></category>
		<category><![CDATA[opera eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[opera sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Operası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/opera.html</guid>
		<description><![CDATA[ Opera bestelenmiş, orkestralı, koro bölümleri ve solo bölümleri olan, sahnede çeşitli konular eşliğinde oynanan eserlerdir. Müzikal, tiyatro ve dansın iç içe geçtiği bir yapıdadır. Klasik Batı Müziğinin önemli bir parçasıdır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">   Oyuncular şarkıyla oyunu anlatırlar. Bu metinlere “<strong>libretto</strong>” denmektedir. Oyun bir hikayeden oluşur. Konular genellikle tarihsel veya mitolojik içeriklidir. Oyunlar dekor, kostüm ve hareketler ve bazen de bale ile sahnelenir.  </p>
<p style="text-align: justify;"> <br />
     Operada sözlü bölümler enstrümantal bölümlerden daha uzundur. Bunlar çeşitli konulara göre isimlendirilirler:<br />
<strong>Arya</strong> bir kişinin duygu ve düşüncelerini yansıtan, solo olarak seslendirilen bölümlerdir. Düet, terzet, kuartet, kentet sırasıyla iki, üç, dört ve beş kişinin duygu, düşünce ve konuşmalarını iletir. <strong>Resitatif</strong>, kişilerin sözlerini konuşurcasına, şarkıyla söyledikleri bölümdür. Koro ise oyundaki halkın sesidir, toplu olarak söylenen bölümdür. Oyun başlarken “<strong>Uvertür</strong>” denen bir giriş parçasıyla açılır. Eserin içinde geçiş bölümleri ve bağlantı bölümleri sadece enstrümantaldir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Opera İtalya’da Floransa şehrinde yaşayan, <strong>“Camerata”</strong> isimli, bestecilerin, şairlerin, şarkıcıların oluşturduğu bir grup aydın Rönesans etkisiyle Eski Yunan’da sahnelenen müzikli dramaları canlandırmak isterler. Bu grup, Yunan söyleme sanatını müzikle birleştirirler. Amaçları şiire dikkatleri çekmektir. Önceleri operanın başlıca ögelerinden ve biçimlerinden olan   <strong>“recitativo”</strong> ortaya çıkar. Daha sonra ise <strong>“Müzikli Drama” (Dramma per musica)</strong> ismi verilen opera çıkar. Jacobo Peri (1561-1633) şair Rinuccini’nin bir metni üzerine 1594 yılında, Yunan söyleme sanatını müzikle birleştirir ve bu çalışmasına “Dafne” ismini verir. Bu eserin notaları kayıptır. Bu eser Palazzo Corsi’de sahnelenir ve çok beğeni toplar. Bunu üzerine Fransa’dan, kral IV.Henri ‘nin düğünü için Jacobo Peri’den bir eser ısmarlanır. O da gene Rinuccini’nin metinlerinden “Euridice” i besteler. Bu eser 1600 yılında sahnelenir ve notaları basılır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Opera her ne kadar yeni bir biçim olarak ortaya çıkmışsa da müzikli tiyatro yüzyıllar boyu çeşitli isimler altında ve biçimler altında sahnelerde olmuştur. Ortaçağ’daki dinsel dramların, dindışı öğelerden etkilenmesiyle <strong>“Mystere”</strong> adı verilen sahne oyunları çıkar. Oyun başlarken, orkestra giriş müziği çalar ve sahneye çıkan her karakter müzik eşliğinde tanıtılır. Bu şekilde,  tiyatro, koro ve orkestranın bir arada olduğu ortamlar oluşturulmaya çalışılıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    1520 yıllarında ortaya çıkan <strong>“Madrigal” </strong> Rönesans ve Barok dönemlerde ortaya çıkmış ve dini olmayan vokal müzik düzenlemesidir. Çokseslidir ve genellikle üç ya da altı ses tarafından enstrüman eşliği olmadan seslendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Bu tarihlerde hafif ve günlük konuları baz alan, komik opera türü de ortaya çıkmaya başlar.  İngiltere’de John Gay’in <strong>“The Beggar”s Opera” (Dilenci Operası)</strong> adlı toplumsal ve siyasal oyunu, Hamburg’da sahnelenen bir dizi hafif konulu opera, Napoli’de oynanan Giovanni Battista Pergolesi’nin <strong>“La serva padrona”</strong> adlı eseri bu tür eserlere örnekti.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Opera bestecileri nin en önemlilerinden olan Claudio Monteverdi (1567-1643) bu yeni sanatın ilerlemesi için çalışmıştır. Müzikle tiyatroyu eşit hale getirmiştir. Çalgı eşliklerini zenginleştirmiş ve kalabalık orkestralar kullanmıştır. Operanın, sadece recitative olmaktan çıkıp, dramla kaynaşmasını sağlamıştır. Aria, düet, trio gibi ses müziği biçimlerini de kurar. Böylece geleceğin opera bestecilerine öncülük etmiştir. Monteverdi’nin ilk operası olan <strong>“Orfeo”</strong> ile besteci artık madrigal çalışmaktan vazgeçer ve opera çalışmaya başlamıştır. 1607’de <strong>“Orfeo”</strong> oynanır ve büyük başarı sağlar. Monteverdi tüm deneysel eserleriyle çok yenilikçi bir sanatçıdır. Monteverdi minör yedinci akoru bulmuştur. Daha önceki bestecilerin çekinerek çok az kullandığı bu akoru, sanatçı anlatımı güçlendirmek için kullanmıştır. Monteverdi sayesinde İtalya’da opera ve opera bestelemek iyice yayılır.<br />
 </p>
<p style="text-align: justify;">    Opera İtalya dışında İngiltere, Almanya ve Avusturya’da da büyük ilgi görür. Buradaki besteciler de opera eserleri verir ancak hiçbiri İtalyan operalarıyla baş edemez. Fransızlar ise İtalyan etkisi karşısında durabilmişlerdir. Onları operaları şarkılarla süslenmiş ve dans temelliydi. Fransızların 17.yy.’da en önemli bestecileri Jean Baptiste Lully (1637-1687) Paris Operası ’nı kurar ve birçok beste yapar. Opera uvertürlerinde temel biçimi kurmuş ve orkestranın ses genişliğini yükseltmiştir. Ayrıca şarkıcıların besteye ve notalara sadık kalmaları, doğaçlama yapmamalarını sağlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    17.yy.’la kadar insan sesinin yanında çalgı müziği popülerliğini yitirmiştir. O dönemde orkestralarda kullanılan lavta, lir, violler, klavsen, org gibi enstrümanlar ikinci planda kalmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Ludvig van Beethoven opera tarihinde en önemli eserlerden olan <strong>“Fidelio”</strong> yu yazar. Ayrıca Gioacchino Rossini’nin <strong>“Barbiere di Siviglia” ( Sevil Berberi)</strong> ve<strong> “La Cenerentola” ( Külkedisi)</strong> gibi çok önemli eserler örnek verilebilir.  Rossini’nin daha sonraki operalarının ağırbaşlı ve romantik üslubu ise Giacomo Meyerbeer’in üslubuna etkiler ve görkemli eserler vermesine yol açar.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">      19. yüzyılda opera ulusal çerçeveler içinde gelişir. Giovanni Bellini’nin duygulu yapıtları tüm dünyayı etkilemiştir. Ayrıca 60′tan fazla opera eseri yaratan Gaetano Donizetti’nin trajedileri ve komedileri,  Guiseppe Verdi için örnek oluşturmuştur.  Verdi, <strong>“Otello”</strong> ve<strong> “Fasta ta dramatik”</strong> ile müziksel açıdan ustalığa ulaşır. Almanya’da Cari Mana von Weber’ in <strong>“Der Freischütz” (Nişancı) </strong>romantik operası ile Heinrich August Marschner’in yapıtları, müzik dramlarıyla operada devrim yaratan Richard Wagner’in çıkışını hazırlar. Wagner’in <strong>“Die Meistersinger von Nürnberg” (Nürnbergli Usta Şarkıcılar), “Tristan una holde” (Tristan ve Isolde), “Parsifal” ve “Der Ring des Nibelungen” (Nibelung Halkası)</strong> gibi yapıtları günümüze kadar gelmiş ve çok büyük başarılar elde etmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Fransa’da Charles Gounod, Ambroise Thomas, Georges Bizet ve Jules Massenet gibi bestecilerin yapıtları da opera müziğinde etkiler bırakmıştır. Bu arada ayrı bir yol izleyen Hector Berlioz <strong>“Us Troyens” (Troyalılar)</strong> ile ustalığını kanıtlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Rusya’da Çaykovski’nin eserleri tüm dünyada ün kazanır ve günümüze kadar gelmiş çok büyük eserlerdir. Almanya’da Richard Strauss <strong>“Salome ve Elektra”</strong> isimli eserinde müzikle dramı çok güzel yansıtmıştır. Fransa’da Claude Debussy’nin <strong>“Pellias et Milisande”</strong> eseri, müzikli diyalogların olduğu ilginç bir eser olarak önem kazanır. Maurice Ravel ise tek perdelik iki büyüleyici parça yazmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    20. yüzyıl&#8217;ın ilk yarısında opera sanatı pek çok etki altında kalmıştır. Çağımızın yenilikçi bestecileri tarafından çeşitli deneysel unsurlar eklenmiştir. Bazı opera eserlerinde caz ve romantizm etkileri dikkat çeker. Yalnız Hindemith kısa operalarıyla biçim denemelerinin en parlağını yapmış, Karl Orff, İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra verdiği sahne oratoryoları ile bu denemelerin son zamanlarda en çok beğenilen örneklerini bestelemiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/opera-muzigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grunge</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/grunge.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/grunge.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:13:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[feedbackli gitarlar]]></category>
		<category><![CDATA[grung rock]]></category>
		<category><![CDATA[Grunge müzik endüstrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nirvana In Bloom]]></category>
		<category><![CDATA[punk müzik tarzları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/grunge.html</guid>
		<description><![CDATA[Grunge müzik, Seattle'da ortaya çıkmış olan alternatif rock müzik türüdür. Grunge hayat tarzından da bahsedebiliriz.  Sözlük anlamı "kirli, dağınık" olan Grunge'ın isim babası ise Mudhoney’in solisti Mark Arm'dır. Bu müzik türü Seattle soundu olarak tanınır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">  Bu tarz müziği benimsemiş gruplar, öfkesini hardcore&#8217;dan, vuruculuğunu punk&#8217;tan, güçlü sound&#8217;unu heavy metal&#8217;den almıştır. Tek bir müzik türünden farklı olarak bu gruplar kendi özelliklerini de ekleyerek ortaya koydukları bir müzik tarzı oluşturmuşlardır.  Grunge&#8217;a &#8220;Seattle sound&#8217;u&#8221; denir ama tüm grunge grupları Seattle&#8217;lı değildir. Farklı bölgelerden de Seattle soundunda müzik yapan gruplar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Kirli tonlu, distortion&#8217;lı ve feedback&#8217;li gitarlar, güçlü davullar ve melodik sayılabilecek bir vokalden oluşan bu rock türü gençler arasında hem müzik tarzı hem de hayat tarzı olarak hızla yayıldı.  1980&#8242;lerin sonu 1990&#8242;ların başında popüler olan bu müzik akımı, 1991 ve 1994 yıllarında en parlak dönemini yaşar.  Müzik tarzı olarak grunge Punk&#8217;dan daha ağır Heavy Metal&#8217;den daha melodik bir yapıdadır. Alice in Chains, Nirvana, Mudhoney gibi gruplar bu tarzın temsilcileridir. Grunge, Nirvana ile en iyi dönemini yaşar ama Kurt Cobain’in ölümü ile grup dağılır ve Grunge’da popülerliğini yitirmeye başlar. Günümüzde ise grunge, post grunge dönemini yaşamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    1991’de Nirvana’nın “Nevermind” albümü yayınlanır. İlk single ‘Smell Like Teen Spirit’ ise albümden iki hafta önce piyasaya girmiştir. “Smell Like Teen Spirit” umutsuz 90’lar gençliğinin sesi olur. Pearl Jam, Nirvana’nın “Nevermind” albümünden birkaç ay önce çıkardıkları “Ten”in patlamasıyla akımın en popüler iki grubundan biri olur. Soundgarden Grubu ise üçüncü albümleri “Badmotorfinger”la ortaya çıkar ve dördüncü albümü “Superunknown”la grunge çağının en önemli albümlerinden birinin sahibi olurlar.  Grunge’ın dört büyük grubu arasındaki en depresif olan grup Alice İn Chain’dir.  Çıkardıkları “Dirt” albümüyle çok beğenilir ve 3 milyondan fazla satarlar. San Diego’dan Stone Temple Pilots da Seattle çıkışlı olmamasına rağmen grunge tarzında kendini göstermiş bir başka gruptur.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Grunge rock diye tanımlanan ve rock müziğin bir kolu olan bu tarz müzik, hardcore punk, heavy metal ve indie rocktan etkilenmiştir. Şarkı sözleri genel olarak agresif, içe dönük, öfke ve üzüntü içeren, umursamaz ve depresif sözlerdir. Şarkı sözlerindeki öfke, korku, keder, yalnızlık sıkıntı temaları dikkat çekicidir. <strong>Pearl Jam, Soundgarden, Temple of the Dog, Alice in Chains</strong> gibi gruplar bu türün öncüsü olmuştur.  The Melvins&#8217;in farklı sound&#8217;u grunge&#8217;daki en büyük etkilerden biridir. Grunge&#8217;ın ilk dikkatleri çeken farklı videosu ise Soundgarden&#8217;ın &#8220;Flower&#8221; parçasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">        Farklı olarak arada hiciv içeren sözlü parçalar da yapılmıştır. Nirvana &#8216;nın “In Bloom” parçası buna en iyi örnektir. Grupların şarkı sözlerindeki tema benzerliği gibi hayranlarıyla ilişkileri ve müzik endüstrisi ne karşı tutumları da benzerdir. Grunge mantığı, markaların, mevkilerin her şeyin üzerinde görüldüğü bir anlayışa karşı çıkar. Hayattaki düş kırıklıkları, umutsuzlukların anlatıldığı şarkılar ve buna uygun sade sahne performanslarıyla samimi ve içten bir tarz olarak bu akım hayran toplamıştır.  Ama birçoğu piyasaya girdikten sonra kaybolmuşlardır, tutunabilenlerin sayısı azdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Grunge hayat tarzı, dağınık, boş vermiş, ilgisiz bir tarzdır. Kıyafetler eski, yırtık ve yamalı kotlar ve oduncu gömlekleri olarak tercih edilir. Oduncu gömleği, grunge giyiminin sembolü olmuştur.  Bu tarz müzik, hayat tarzları ve üst üste giyilen tişörtlerin, özensiz kıyafetlerin yanı sıra uyuşturucu kullanımı ile de anılır olmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Glam rock’ın ardından patlayan grunge rock kendi halinde bir tarz olarak devam ederken popüler kültür tarafından da benimsenir. Grunge akımı tarihi olarak bitti dense de günümüzde pek çok grubu etkilemiş ve sürmekte olan bir akımdır. Gerek şarkılarda gerek hayat biçimlerinde grunge etkileri güçlü olarak devam etmektedir.  Alternatif sound’u ve  punk’ı günümüz dinleyicisine taşıyan grunge, Amerika’da <strong>Green Day ve Offspring</strong> gruplarının önderliğini yaptığı  yeni kuşak grupların  popüler olmasını sağlamıştır. İngiltere’de ise gitara düşkün bir müzik sever kuşağı oluşturmuştur. Blur, Pulp, Oasis, Ash, Supergrass gibi gruplar adlarını duyurmayı başarır ve piyasada kalıcı olurlar. 1990’lı yılların ortalarından itibaren Avustralyalı Silverchair ve İngiliz grup Bush gibi gruplar Seattle sound’unu devamını sağlar. İlerleyen yıllarda Amerika’da Creed, Nickelback gibi gruplar da piyasaya girerler. Ama tarzları daha yüzeysel bir grung rocktır. Bu nedenle diğer gruplar kadar başarı sağlayamazlar. Ancak 2000’ler rock müziğini heyecanlı ve aktif yapan, The Strokes’la başlayan retro akımının birçok grubuna gitarı sevdiren, insanların punk müziği anlamalarını sağlayan grubun, Nirvana olduğunu kesindir. Bu akımın günümüzde etkileri hala devam etmekte, birçok müzik türünde ve grupta grung rock sürmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/grunge.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Flamenko</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/flamenko.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/flamenko.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Camaron de la Isla]]></category>
		<category><![CDATA[Flamenko gitar tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Flamenko şarkıcıları]]></category>
		<category><![CDATA[müzik ve dans kültürleri]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal enstrümanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/flamenlo.html</guid>
		<description><![CDATA[   Flamenko Endülüs Halk Müziği ve dansıdır. Karışık bir kültüler geleneğini temsil eder. İspanya’nın genelinde yaygın olmasına rağmen aslen Endülüs Bölgesi’ne has bir kültürdür.     Flamenko, Güney İspanya'nın Endülüs Bölgesinde doğmuştur. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ama bu bölgeyle sınırlı kalmamış yayılmıştır. Güney İspanya&#8217;nın kendi folklorik müziğiyle çingenelerin müziğinin kaynaşmasıyla ortaya çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Flamenkonun doğduğu bölge olan, Fenikelilerin kurduğu Cadiz (Kadiz)’in Avrupa&#8217;nın en eski yerleşim birimi olduğu tahmin edilir.  Burada günümüz İspanya&#8217;sında halen canlandırılan danslara benzer dans biçimleri ilk kez Fenikeliler tarafından uygulanmıştır. Bu bölge pek çok kültürün ve medeniyetin etkisi altında kalmıştır. Çingeneler kendi müzik ve dans kültürleri yle büyük ölçüde Arap kültürünü de İspanya&#8217;yı da etkiler.  Müslümanlar bu bölgeye şiir, şarkı kültürleriyle müzikal enstrümanlar ını da getirmişlerdir. İspanyol müziği ve Flamenko da önem kazanan çoğu şarkının zambra, zorongo, zarabanda ve fandango gibi arapça isimleri vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">  Çingenelerin getirdikleri kültürle, Endülüs kültürünün kaynaşmasıyla flamenko biçimlenmeye başlamıştır. Flamenko sadece Güney İspanya&#8217;ya aittir. Dünyanın diğer yerlerindeki çingenelerin kültürlerinde flamenkoyu çağrıştıran biçimler yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   1840&#8242;lı yıllardan itibaren flamenkonun altın çağı başlar ve flamenko müziğinin ve dansının yapısını etkileyen biçimler gözlenir. Şarkıya ve dansa daha çok önem verilmeye başlanır. Bilinen ilk<strong> &#8220;cafe cante&#8221;</strong> yani flamenko gece kulübü 1842 yılında Sevilla&#8217;da açılır.&#8221;Cafe Cantante&#8221; olarak bilinen bu dönem için, bu günkü flamenkonun başlangıcıdır demek hiç de yalan olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Flamenko müziği, değişik unsurların büyük bir karışımıdır. Bu karışımda önemli unsur <strong>doğu kültürü</strong> bazlı oluşudur.  İspanya yüzyıllar boyunca doğu kültürünün etkisi altında kalmıştır. Flamenko, Endülüs halkı tarafından çalınmış, söylenmiş bir müziktir. 16, 17, 18 ve hatta 19. yy.’larda zor şartlarda yaşayan insanlar ve onların hayatlarından etkiler taşır. Bu kültürlerin farklı geçmişlerine ve birikimlerine rağmen buradaki insanlar, sosyal şartları yaşadıkları zorluklarını, sıkıntılarını müzikle ifade ediyorlardı. İnsanların yaşadıkları bu zor sosyal şartlar, baskılar, talihsizlikler, Müslüman Araplar&#8217;ın ve çingenelerin İspanya&#8217;dan sürülmesi, ayrıcalıklı tutum ve davranışlar gibi tüm bu tarihi ve sosyal şartların karışımı, güçlü bir şekilde kültüre de yansımıştır. Flamenko müziğinin ve dansının temeli insan ve hayattır.  Bu müzik, insanların duygularını yansıtmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Flamenko müzikte en önemli enstrüman gitar ve insan sesidir. Gitar çok güçlü ve hızlı çalınan temel bir enstrümandır. Flamenko tekniği nin çalınabilmesi için gitar çalan kişinin iyi bir sağ el pozisyonuna sahip olması gerekir. El rahat olmalıdır ki parmaklar tellere dik açılı olsun. Bir tele vurduğunuzda her parmak üçüncü eklemden hareket eder. Flamenko gitar, klasik gitardan daha farklı çalınır. Sert, keskin tonlarla, hızlı ve heyecanlı çalınan bir müzik tarzıdır. Tüm heyecan, hareket, ritim, duygular, öfke gitarla dışa yansıtılır ve anlatılır. Flamenko da, güçlü bir ifade tarzı. Oldukça direkt ve zor bir müziktir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Flamenkoda öncelikli ve vazgeçilmez önemli unsur şarkıcıdır. Flamenko şarkıcısı, &#8220;cante&#8221;nin  (şarkı) birkaç tarzında usta olmalı ve esas ilgili olduğu tarzın ise birçok ritmini, geleneksel ezgilerini ve çeşitli şiirlerini bilmek durumundadır. Klasik geleneklerde iyi vokal tekniği olarak kabul gören, kendine özgü, farklı bir sese sahip olmalıdır. Ayrıca sesini doğu tekniklerine uygun olarak kullanabilmelidir. Flamenko şarkıcıları, parmaklarını masaya vurarak, ellerini çırparak, ayaklarıyla yere vurarak ritim oluşturur.  Bu teknikler hem şarkıcının kendi solosuna hem de gitariste eşlik eder.  Kadın ve erkek şarkıcılar tipik olarak aynı mutlak ses aralığında, birbirine yakın seslerde söylerler. Teknik olarak erkekler yüksek tenor, kadınlar da alto aralığında söylerler.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Şarkıcıya bir gitarcı eşlik eder. İki ya da daha fazla gitarcı olabilir.  Gitar çalan kişi şarkı ritmini iyi bilmeli ve şarkıcının ses tonuna ve tekniğine aşina olmalıdır. Şarkı ile birlikte dansta ediliyorsa gitarcının, dansın ritimlerine uygun üslupları da bilmesi gerekir ki eşlik edebilsin.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Flamenko gitarı daha çok klasik gitara benzer. Yapısı daha hafif, sesi daha parlaktır ve teller gitarın gövdesine daha yakındır. Ses deliği ve köprü arasındaki bölgede, yüzük parmağının tırnağı ile yapılan hafif vuruşlar için,  gitarı çatlamalardan koruyan ince bir plastik tabaka vardır. Sol el daha klasik kullanılır. Sağ el tekniği, klasik teknikten farklı olarak çeşitli rasqueadolar (çeşitli parmaklarla bütün tellere yapılan hızlı ve perküsyon tarzı çarpmalar) ve hafif vuruşlar gerektirir. Genel olarak flamenko gitar, çok ataklı ve agresif çalınır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Birçok flmenko sanatçısı vardır. 1960&#8242;ların sonunda Paco de Lucia&#8217;nın ilk albümü ile flamenko gitarın yükselişi başlar. O dönemde çıkan <strong>&#8220;Rumba&#8221;</strong> isimli albümüyle İspanya&#8217;daki ulusal ilgiyi flamenkonun üzerine çekmeyi başarır.  Paco de Lucia&#8217;nın da beraber çalıştığı &#8220;cante&#8221; ismi verilen şarkıları söyleyen ses sanatçısı <strong>Camaron de la Isla</strong> farklı sesi ve başarılı tekniğiyle Lucia’nın gitarına eşlik eder. 1970’lerde Camaron en etkili şarkıcılardan olur. Kendine has, keder ve acı ile içeren güçlü Arap nağmeleriyle dolu farklı bir tarzı vardı. Paco de Lucia ve Camaron birçok albüm çıkardılar ve dünyaya adlarını duyurdular.  </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Son yirmi yıl içinde gitar teknikleri ve müzikal bilgi ve teknikler oldukça gelişerek ilerlemiştir. Günümüzdeyse Flamenko müziği esnek yapısıyla gelişmelere ve etkilere açılmış ve kontrol dışı kalmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/flamenko.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halk Müziği</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:05:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[anonim karakterli müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Müziği Enstrumanları]]></category>
		<category><![CDATA[Hint kültürü yöresel müzikler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk sanat müziği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi.html</guid>
		<description><![CDATA[    Bir ülkenin bölgelerinde söylenen ve kendi içlerinde farklı özellikler taşıyan müziklerdir. Her ülkenin toplumu ve yapısına göre o ülkenin müzik kültürünü yansıtır. Toplumun içinden gelen, kişiden kişiye aktarılarak yaşayan, sürekliliği bulunan, yüzyıllar boyunca toplumların kendi öz kültürleri ile bezenen, müzik türüdür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> Halk müziği genelde yazılı değildir, kuşaktan kuşağa, kulaktan kulağa aktarılır. Dünyanın her yerinde halk şarkıları, şehirden uzakta, küçük yerlerde üretilmiştir.  Bu müzik ve onun eşliğinde yapılan danslar, kırsal kesimin kültüründen parçalar içerir. Şarkılarda yöreye özgü dil kullanılır. Müzikler de yöreye has çalgılarla çalınır. İçten geldiği gibi söylenen, doğaçlama olarak ortaya çıkan, notalardan bağımsız bir müziktir. Genelde kırsal hayat, aşk, aşk acısı, ayrılık gibi temaları işlenir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Dünyadaki her topluluğun müziği farklı özellikler taşımaktadır. Elbette yakın kültürlerin birbirlerini etkilediği görülür. Göçler sonucu kültürler arasında geçişler, etkileşimler yaşanmıştır. Türk, Arap, Hint, Latin Amerika, Çin, Afrika gibi kültürlerin müzikleri birbirinden farklıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Türk Halk Müziği toplumun ortak duygu ve düşüncelerini samimi, duygulu, coşkulu ve içli ezgilerle anlatan çok eskilere dayanan bir müziktir. Türk halkının dinlediği ve yarattığı bu müzik doğal ve sosyal olayları, acı, sevgi, özlem ve gurbet gibi ortak duyguları, insanımızın mertlik ve kahramanlık gibi ulusal tarihi olayları, konu alan geçmişten günümüze gelen kültür bütünüdür. </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Türk insanının gelenekleri kültür yapısı türkülerimize aynen yansımıştır. Oluşumunda hiçbir sanat endişesi taşımayıp sadece duygu, düşünce ve yaşantı biçimlerini tema olarak barındırır. Türk halk müziği ritim olarak çok zengin, ezgisel açıdan da renklidir. Tarihi çok eskilere dayanır. Anadolu halkının, çağlar boyunca kendi kendine ürettiği, geleneklerini sürdürdüğü anonim karakterli bir müziktir. Yöresel özellikler açısından zengin ve çeşitlidir. Kullanılan çalgılar, temalar, ezgiler yörelere göre değişiklik gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Ud, bağlama, kabak kemane, kemençe, davul, zurna, sipsi, dümbelek, ney, çoban kavalı, tef gibi çalgılar türk müziğinde duyduğumuz enstrümanları dır. Bu enstrümanların bazıları başka kültürlere de girmiş bazıları ise bize diğer kültürlerden gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/halk-muzigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Klasik Müzik</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/klasik-muzik.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/klasik-muzik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 09:23:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Barok dönemi ünlü bestecileri]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik müzik akımı]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Oda Müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik Dönem Beethoven]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[ Klasik müzik bir müzik tarzı olarak çoksesliliğin doğuşuyla ortaya çıkar. Tüm dünyayı ve zamanları kaplayarak devam eden bir süreç olur. Müziğin doğuşu çok eski çağlara dayanır. Tek sesli olarak başlayan müzik dünyadaki tüm kültürler içinde farklı tarzlarda yaratıma girmiştir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">    Zaman içinde gelişerek ilerleyen müzik yeniden bir doğuş dönemi olan Rönesans Dönemi’ne gelindiğinde yani 1450 – 1600 yılları arasında müzik alanında pek çok gelişme olur. Bu dönemlerde müzik hala daha kilise müziğidir. Bu dönemde birden çok sesin eşzamanlı olarak kullanılmasına ve duyulmasına imkan tanıyan eserler bestelenir. Bunlar çoksesli müziğin yani klasik müziğin ilk örnekleridir. Bu dönemin en ünlü bestecileri Guillaume Dufay, Johannes Ockeghem, Giovanni Pierluigi da Palestrina ve Carlo Gesualdo&#8217;dur.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Klasik müzik tarihinde, 1600 – 1750 yılları arasındaki dönem Barok Dönem olarak bilinir. Bu dönemde klasik müzik alanında gelişmeler olduğu gibi çalgı eşliğinde din dışı şarkılar da ortaya çıkmıştır. Bu da operanın ilk temelleridir. Bu dönemde besteci Johann Sebastian Bach, klasik müzikte en zor temalardan biri olan ve kısa bir temanın belirli aralıklarla yinelenmesinden oluşan <strong>“füg”</strong> tekniğini geliştirir.  Barok, günümüz orkestra anlayışının temellerinin oluşturulduğu ve çalgıların bugünkü biçimini almaya başladığı bir dönemdir. Süslü bir anlatım tarzı oluşur. Klavsen dönemin en sevilen müzik aletidir. Barok dönemi n ünlü bestecileri <strong>Antonio Vivaldi, Johann Sebastian Bach, George Frideric Handel ve Georg Philipp Telemann</strong>&#8216;dır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">      Rönesans ve Barok dönemdeki gelişmelerden sonra klasik müzik tarihinde 1750 yılından sonra 1820 yılına kadar süren Klasik Dönem başlar. Bu dönemde tanıdığımız klasik müzik tarzı oturmaya başlar. Kısaca klasik müzik, esas olarak 18. yy.’da müzik tarihinde başlayan bir dönemi temsil eder. Rönesans ve Barok dönemdeki yeniliklerle yavaş yavaş günümüzde de dinlenen klasik müzik ortaya çıkar. Müzik uzmanları için klasik müzik, yaklaşık 1760&#8242;tan 1830&#8242;a kadar Avusturya&#8217;nın başkenti Viyana&#8217;da gelişmiş olan bir müzik tarzıdır. Müzik Barok Döneme göre daha sadeleşmiştir. Bestelerde duygu ve düşünceyi bir arada kullanan büyük besteciler ustalıklarını, yaratıcılıklarını ortaya sermişlerdir. Bu dönemde piyanoya geçiş olmuş ve yaygın olarak çalınır olmuştur. Piyano, orkestralarda ön planda tutulmuş ve büyük besteciler eserlerini piyano ile yaratmaya ve dinletmeye başlamışlardır. Bu dönemde senfoni yaygınlaşmıştır.  Klasik dönemin, Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart, Christoph Willibald Gluck ve Muzio Clementi gibi büyük bestecilerin konçerto, senfoni, sonat, yaylı çalgılar ve oda müziği ni en yetkin düzeye ulaştırdığı dönemdir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Klasik dönem, müzik tarihi ne, teknik karmaşayı yenmiş ve doğallığa ulaşmış, yalınlaşmış bir dönem olarak geçmiştir.  Klasik müzik toplum için görgüyü simgeleyen en önemli kıstas olur. Birçok aile, çocuklarının müzik eğitimi ne önem vermiştir. Barok çağında gelişen <strong>&#8220;hamilik&#8221;</strong> sistemi de klasik dönemde de devam eder. Büyük bestecilerin yetişmesini sağlayan bu sistem, dönemin zengin ve üst düzey ailelerinin bestecileri, sanatçıları evlerine alarak veya maddi olarak yardım ederek besteler yapmasını sağlamasıyla gelişmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">  Klasik çağda iyice gelişen klasik müzik Romantik Döneme girer. Bu dönem 1820 – 1900 yılları arasında yaşanır. Endüstri devriminin gelişiyle insanlar şaşkınlık yaşar ve mistisizmle karışık aşk içerikli eserler ortaya çıkmaya başlar.  Bu dönemde romantizm, sanatın her alanında görülür. Konular, renkler, müzik, pastelleşmiştir. Bu dönemin sanatçıları ve insanları, düşler ve imgeler içinde kalmış, ulaşılmaz olanın peşinde koşan, kendine acıyan, duyguları ön planda tutan, inişli çıkışlı bir ruh halinde olan kişilerdi. Bu özelliklerini de yapıtlarına, beğenilerine ve sanata da yansıtıyorlardı. </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
   Bu dönemde parlayan büyük Beethoven, müziğe duygu, düşünce ve teknik zengini yeni bir içerik kazandırır. Beethoven klasik dönem ile romantik dönem arasında yer alan ve kendine özgü besteleri ve tarzı olan bir sanatçıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">     Romantik dönemde bazı sanatçılar bu akımı ve tarzı kabullenirken bazıları da klasik tarzı sürdürmeyi ve geliştirmeyi tercih eder. Farklı görüşler besteciler arasında gruplaşmalar olur.  Alman besteci Richard Wagner&#8217;in önderliğinde müzikte Alman Romantizm&#8217;i olarak bilinen yeni bir akım başlar. Müziğin sınırlarının zorlanmamasını savunan ve romantiklerin getirdiği yeniliklere karşı çıkan besteciler ise Johannes Brahms&#8217;ın çevresinde toplandılar.  Romantizmi savunan Gustav Mahler ile Alman besteci Richard Strauss gibi besteciler, Wagner&#8217;i izlediler ve romantik etkiler içeren, orkestra için uzun senfonik yapıtlar bestelediler. Diğer yandan Fransa&#8217;da Wagner tarzı olan romantizmin yaygın olduğu bu dönemde Fransız besteci Charles Camille Saint Saens klasik modellere bağlı kalarak klasik, kalıplara oturan, duygulu müzik parçaları yazar. Ünlü besteci Çaykovski romantik bir besteci olarak tanınır ve bu geleneği sürdürür.  Böylece bu dönemde iki farklı akım özellikleri de farklı besteci grupları tarafından kullanılır. Klasik tarz ve yeni olan romantik tarzda besteler yapılır.  </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Bach, Haydn ve Mozart da minör tonları kullanarak romantik tarzın ilk örneklerini vermiş olsalar da romantikler&#8217;in yorumculuğu biraz daha farklı gelişir. Bu dönemde revaçta olan piyano dönemin sanatçıları tarafından ustaca çalınmakta ve besteler yapmak için kullanılmaktaydı. Chopin, Liszt, Paganini gibi sanatçıların piyano çalış tekniği, romantik dönemin özelliği sayılmıştır. Bu dönemin bestecileri enstrümanların olanaklarını çok iyi bildikleri için tüm ustalıklarıyla çalgının tüm sınırlarını zorlamışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">       Romantik dönemde ayrıca opera gelişir ve başlıca bestecileri İtalyan Gioacchino Rossini ve Giuseppe Verdi adlarını duyurur. Ama gene de dönemin en önemli opera bestecisi, alışılmış kalıpların dışına çıkarak güçlü orkestralara ve güçlü vokallere yer veren, yapıtlarında edebi ve felsefi düşünceleri konu alan ve operaya &#8220;müzikli dram&#8221; adını veren Richard Wagner olur.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Oda müziği klasik dönemde çıkmış, senfoni ise Romantik dönemin ürünüdür. Bu dönemde birbiri ardına olağanüstü senfoniler, liedler, koral müzikler, operalar, uvertürler, konçertolar yazılmış ve yorumlanmıştır. Özellikle Verdi&#8217;nin operaları bugün bile hayranlıkla dinlenmektedir. Dönemin sonlarına doğru atağa geçen bale türü ise klasik müzik ile dansın muhteşem uyumunu gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">       20.yy.’ın gelişiyle müzikte yeni bir dönem başlar. Modern dönem içinde romantizm akımı hala daha devam etmektedir. Romantik besteciler  Richard Strauss, Gustav Mahler, Sergey Rahmaninov, Edward Elgar’dır. Bu arada da müziğin genel kimliğini değiştiren, modern besteciler Claude Debussy, Maurice Ravel, Bela Bartok, İgor Stravinski, Dimitri Şostakoviç, Sergey Prokofiyev kendilerine has bir stil geliştirerek farklı bir dönemi başlatırlar.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">
   20. yy.daki klasik müzikteki en önemli gelişmeyi Avusturyalı besteci Arnold Schönberg yapar. Bütün armoni ve melodi kurallarını altüst ederek, atonalite denen anahtarsız sistemi geliştirmiştir. Schönberg&#8217;in bu sistemi günümüzde dizisel sistem ve 12 nota sistemi olarak bilinir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> Bu çağda farklı tarzlar denenir ve birçok tarz birlikte kullanılmaya başlanır. George Gershwin klasik müzikle cazı birleştiren besteciler arasında en ünlüsüdür. Eric Satie, orkestrada mekanik alet seslerini ilk kullananlardandır. Edgard Varèse ise daha farklı bir tarz olan elektronik müzik akımı nı başlatır.  Carl Orff, ilkel çağların müzikleri ve metinlerini yeniden canlandırıp modernize etmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/klasik-muzik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

