<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Müzik ve Gitar Kursu &#187; Opera bestecileri</title>
	<atom:link href="http://www.muzikkursu.com/tag/opera-bestecileri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muzikkursu.com</link>
	<description>İstanbul Müzik Akademisi seçkin bir eğitim kadrosu ile müzik kursu kavramına yeni bir anlayış kazandırarak ülkemizdeki müzik eğitiminde yaşanan derin boşluğu doldurma kararlılığındadır. Konservatuarlarda dahi yeterli bir eğitimin verilemediği bir ortamda &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com/gitar-dersi.html&#34; title=&#34;Gitar Dersi&#34;&#62;gitar dersi&#60;/a&#62;, &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com/san-dersi.html&#34; title=&#34;Şan Dersi&#34;&#62;şan dersi&#60;/a&#62;, &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com/keman-dersleri.html&#34; title=&#34;Keman Dersi&#34;&#62;keman eğitimi&#60;/a&#62; gibi çok talep olan kursların yanı sıra klasik ve modern Batı müziğinin ve Türk müziğinin bütün enstrümanları ile ilgili dersler hem bireysel hem de grup çalışmaları olarak konusunun ülkemizdeki en önemli isimleri olan hocalar tarafından verilmektedir. Dolayısıyla İstanbul Müzik Akademisi bir &#60;a href=&#34;http://www.muzikkursu.com&#34; title=&#34;Müzik Kursu&#34;&#62;müzik kursu&#60;/a&#62; olarak değil bir okul olarak değerlendirilmelidir. İMA olarak felsefemiz müzik sektörüyle olan bağlarımız, sahip olduğumuz kültür ve imkanlar ile ilgili her türlü deneyimi öğrencilerimize aktararak onların amatör ya da profesyonel iyi birer müzisyen olmalarını sağlamaktır. İstanbul Müzik Akademisi ile olan beraberliğiniz eğitimleriniz bittikten sonra da devam edecek ve bu beraberlik sizlere yepyeni vizyonlar kazandıracaktır.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Nov 2011 08:22:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Romantik Dönem</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/romantik-donem.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/romantik-donem.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 13:14:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul Müzik Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Alman Romantizmi]]></category>
		<category><![CDATA[duygu içerikli besteler]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikli Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Opera bestecileri]]></category>
		<category><![CDATA[romantizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/romantik-donem.html</guid>
		<description><![CDATA[ROMANTİK DÖNEM MÜZİĞİ
Klasik dönemin ardından yaklaşık olarak 18-19.yy’ı kapsayan Romantik dönem gelir. Bu dönemde müzikte yapısal değerler ve kurallar gevşemeye başlar. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Klasik dönemin kuralları yavaş yavaş yerini romantizm &#8216;e bırakır.  Aslında romantik etkiler birazda klasik dönemin sert ve katı oluşuna ir tepki olarak ortaya çıkar.</p>
<p> <br />
Romantik dönemde humanite &#8216;nin öne çıktığı dikkat çeker. İnsani özelliklerin ve doğaya ait özelliklerin olduğu müzik ve sanatlar yapılmaya başlar.   Müzik yumuşamış ve öznellik ön plana çıkmıştır. Duygu yoğunluklu eserler sevilmeye başlar. Klasik dönem özellikli eserler de veren Chopin ve Schumann’ın eserleri romantik dönemin özelliklerini çarpıcı şekilde içinde barındıran eserlerdir. Beethoven ise daha çok kendine özgü besteler yapmıştır. Dönem etkilerinden bağımsız, duygu içerikli besteler yapar. Beethoven ‘ı tam bir döneme oturtmak ve eserlerinde dönem özellikleri aramak zordur. Kendine has bir sanatçıdır.</p>
<p> <br />
       Romantik döneme ait eserler Almanya ve Orta Avrupa’da verilmeye başlar. Bir kısım sanatçıya göre müzik artık üst tabakanın eğlencesi olmaktan çıkarılmış herkesin dinleyebileceği bir yapıya bürünmüştür. Böyle düşünen sanatçıların başında Alman besteci Richard Wagner vardır. Wagner müziği alışılmış armonilerden uzaklaştırarak sıra dışı armonilerle bezeli şekilde sunar. Bu dönem Alman Romantizmi olarak tarihe geçer. Wagner’in çevresinde toplanan ve düşüncelerini benimseyen sanatçılar romantik akımı sürdürür ve müziği çok da zorlamamak gerektiğine inanarak müzik yaparlar. Yumuşak, duygu içerikli, klasik katı kalıplardan uzak, esnek besteler yaparlar. Wagner’in düşüncelerini sürdüren Gustave Mahler ve Richard Strauss gibi büyük besteciler sayılabilir. Bu besteciler orkestralar için önemli senfoniler yazmıştır. Dönemin  en çarpıcı isimlerinden biri de Çaykovski’dir. Romantik, duygusal bestelerle öne çıkmış bir sanatçıdır.</p>
<p> <br />
        Bu dönemde bir grup sanatçı da Klasik tarzı benimseyen Brahms’ın düşüncelerini kabul ederler. Klasik dönemin kuralcı ve kalıplı anlayışını sürdürürler. Esneklikten uzak belli ölçüler içinde müzik yapmaya devam ederler.</p>
<p> </p>
<p>      Bu dönemde ayrıca müzik artık pek çok alana yayılmıştır. Halk hikayeleri içeren halk şarkıları yapılmaya başlar. Özellikle Rusya’da ortaya çıkan bu akımın önemli temsilcileri Aleksandr Borodin ve Nikolay Rimski Korsakof’dur. Halk öykülerini eserlerinde konu olarak kullanmışlardır.<br />
  <br />
        19.yy’a gelindiğinde Barok dönemde yayılmaya başlayan opera hız kazanır. Opera bestecileri ortaya çıkar. Rossini, Verdi gibi romantik yapıyı kullanan besteciler operalar bestelemeye başlar. Dönemin en çarpıcı operalarını yazan sanatçı ise Wagner’dir. Güçlü orkestranın yanı sıra güçlü şarkılar bestelemiştir. Eserlerinde konu olarak ise edebiyattan ve felsefeden konu ve düşünceleri almış, yorumlamıştır. Yaptığı bu farklı tarzdaki müziğe bir de isim vermiştir. “Müzikli Drama”.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/romantik-donem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Opera</title>
		<link>http://www.muzikkursu.com/opera-muzigi.html</link>
		<comments>http://www.muzikkursu.com/opera-muzigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:19:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müzik Kursu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikli Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Opera bestecileri]]></category>
		<category><![CDATA[opera eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[opera sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Operası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikkursu.com/opera.html</guid>
		<description><![CDATA[ Opera bestelenmiş, orkestralı, koro bölümleri ve solo bölümleri olan, sahnede çeşitli konular eşliğinde oynanan eserlerdir. Müzikal, tiyatro ve dansın iç içe geçtiği bir yapıdadır. Klasik Batı Müziğinin önemli bir parçasıdır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">   Oyuncular şarkıyla oyunu anlatırlar. Bu metinlere “<strong>libretto</strong>” denmektedir. Oyun bir hikayeden oluşur. Konular genellikle tarihsel veya mitolojik içeriklidir. Oyunlar dekor, kostüm ve hareketler ve bazen de bale ile sahnelenir.  </p>
<p style="text-align: justify;"> <br />
     Operada sözlü bölümler enstrümantal bölümlerden daha uzundur. Bunlar çeşitli konulara göre isimlendirilirler:<br />
<strong>Arya</strong> bir kişinin duygu ve düşüncelerini yansıtan, solo olarak seslendirilen bölümlerdir. Düet, terzet, kuartet, kentet sırasıyla iki, üç, dört ve beş kişinin duygu, düşünce ve konuşmalarını iletir. <strong>Resitatif</strong>, kişilerin sözlerini konuşurcasına, şarkıyla söyledikleri bölümdür. Koro ise oyundaki halkın sesidir, toplu olarak söylenen bölümdür. Oyun başlarken “<strong>Uvertür</strong>” denen bir giriş parçasıyla açılır. Eserin içinde geçiş bölümleri ve bağlantı bölümleri sadece enstrümantaldir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Opera İtalya’da Floransa şehrinde yaşayan, <strong>“Camerata”</strong> isimli, bestecilerin, şairlerin, şarkıcıların oluşturduğu bir grup aydın Rönesans etkisiyle Eski Yunan’da sahnelenen müzikli dramaları canlandırmak isterler. Bu grup, Yunan söyleme sanatını müzikle birleştirirler. Amaçları şiire dikkatleri çekmektir. Önceleri operanın başlıca ögelerinden ve biçimlerinden olan   <strong>“recitativo”</strong> ortaya çıkar. Daha sonra ise <strong>“Müzikli Drama” (Dramma per musica)</strong> ismi verilen opera çıkar. Jacobo Peri (1561-1633) şair Rinuccini’nin bir metni üzerine 1594 yılında, Yunan söyleme sanatını müzikle birleştirir ve bu çalışmasına “Dafne” ismini verir. Bu eserin notaları kayıptır. Bu eser Palazzo Corsi’de sahnelenir ve çok beğeni toplar. Bunu üzerine Fransa’dan, kral IV.Henri ‘nin düğünü için Jacobo Peri’den bir eser ısmarlanır. O da gene Rinuccini’nin metinlerinden “Euridice” i besteler. Bu eser 1600 yılında sahnelenir ve notaları basılır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Opera her ne kadar yeni bir biçim olarak ortaya çıkmışsa da müzikli tiyatro yüzyıllar boyu çeşitli isimler altında ve biçimler altında sahnelerde olmuştur. Ortaçağ’daki dinsel dramların, dindışı öğelerden etkilenmesiyle <strong>“Mystere”</strong> adı verilen sahne oyunları çıkar. Oyun başlarken, orkestra giriş müziği çalar ve sahneye çıkan her karakter müzik eşliğinde tanıtılır. Bu şekilde,  tiyatro, koro ve orkestranın bir arada olduğu ortamlar oluşturulmaya çalışılıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    1520 yıllarında ortaya çıkan <strong>“Madrigal” </strong> Rönesans ve Barok dönemlerde ortaya çıkmış ve dini olmayan vokal müzik düzenlemesidir. Çokseslidir ve genellikle üç ya da altı ses tarafından enstrüman eşliği olmadan seslendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Bu tarihlerde hafif ve günlük konuları baz alan, komik opera türü de ortaya çıkmaya başlar.  İngiltere’de John Gay’in <strong>“The Beggar”s Opera” (Dilenci Operası)</strong> adlı toplumsal ve siyasal oyunu, Hamburg’da sahnelenen bir dizi hafif konulu opera, Napoli’de oynanan Giovanni Battista Pergolesi’nin <strong>“La serva padrona”</strong> adlı eseri bu tür eserlere örnekti.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">   Opera bestecileri nin en önemlilerinden olan Claudio Monteverdi (1567-1643) bu yeni sanatın ilerlemesi için çalışmıştır. Müzikle tiyatroyu eşit hale getirmiştir. Çalgı eşliklerini zenginleştirmiş ve kalabalık orkestralar kullanmıştır. Operanın, sadece recitative olmaktan çıkıp, dramla kaynaşmasını sağlamıştır. Aria, düet, trio gibi ses müziği biçimlerini de kurar. Böylece geleceğin opera bestecilerine öncülük etmiştir. Monteverdi’nin ilk operası olan <strong>“Orfeo”</strong> ile besteci artık madrigal çalışmaktan vazgeçer ve opera çalışmaya başlamıştır. 1607’de <strong>“Orfeo”</strong> oynanır ve büyük başarı sağlar. Monteverdi tüm deneysel eserleriyle çok yenilikçi bir sanatçıdır. Monteverdi minör yedinci akoru bulmuştur. Daha önceki bestecilerin çekinerek çok az kullandığı bu akoru, sanatçı anlatımı güçlendirmek için kullanmıştır. Monteverdi sayesinde İtalya’da opera ve opera bestelemek iyice yayılır.<br />
 </p>
<p style="text-align: justify;">    Opera İtalya dışında İngiltere, Almanya ve Avusturya’da da büyük ilgi görür. Buradaki besteciler de opera eserleri verir ancak hiçbiri İtalyan operalarıyla baş edemez. Fransızlar ise İtalyan etkisi karşısında durabilmişlerdir. Onları operaları şarkılarla süslenmiş ve dans temelliydi. Fransızların 17.yy.’da en önemli bestecileri Jean Baptiste Lully (1637-1687) Paris Operası ’nı kurar ve birçok beste yapar. Opera uvertürlerinde temel biçimi kurmuş ve orkestranın ses genişliğini yükseltmiştir. Ayrıca şarkıcıların besteye ve notalara sadık kalmaları, doğaçlama yapmamalarını sağlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    17.yy.’la kadar insan sesinin yanında çalgı müziği popülerliğini yitirmiştir. O dönemde orkestralarda kullanılan lavta, lir, violler, klavsen, org gibi enstrümanlar ikinci planda kalmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Ludvig van Beethoven opera tarihinde en önemli eserlerden olan <strong>“Fidelio”</strong> yu yazar. Ayrıca Gioacchino Rossini’nin <strong>“Barbiere di Siviglia” ( Sevil Berberi)</strong> ve<strong> “La Cenerentola” ( Külkedisi)</strong> gibi çok önemli eserler örnek verilebilir.  Rossini’nin daha sonraki operalarının ağırbaşlı ve romantik üslubu ise Giacomo Meyerbeer’in üslubuna etkiler ve görkemli eserler vermesine yol açar.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">      19. yüzyılda opera ulusal çerçeveler içinde gelişir. Giovanni Bellini’nin duygulu yapıtları tüm dünyayı etkilemiştir. Ayrıca 60′tan fazla opera eseri yaratan Gaetano Donizetti’nin trajedileri ve komedileri,  Guiseppe Verdi için örnek oluşturmuştur.  Verdi, <strong>“Otello”</strong> ve<strong> “Fasta ta dramatik”</strong> ile müziksel açıdan ustalığa ulaşır. Almanya’da Cari Mana von Weber’ in <strong>“Der Freischütz” (Nişancı) </strong>romantik operası ile Heinrich August Marschner’in yapıtları, müzik dramlarıyla operada devrim yaratan Richard Wagner’in çıkışını hazırlar. Wagner’in <strong>“Die Meistersinger von Nürnberg” (Nürnbergli Usta Şarkıcılar), “Tristan una holde” (Tristan ve Isolde), “Parsifal” ve “Der Ring des Nibelungen” (Nibelung Halkası)</strong> gibi yapıtları günümüze kadar gelmiş ve çok büyük başarılar elde etmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    Fransa’da Charles Gounod, Ambroise Thomas, Georges Bizet ve Jules Massenet gibi bestecilerin yapıtları da opera müziğinde etkiler bırakmıştır. Bu arada ayrı bir yol izleyen Hector Berlioz <strong>“Us Troyens” (Troyalılar)</strong> ile ustalığını kanıtlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Rusya’da Çaykovski’nin eserleri tüm dünyada ün kazanır ve günümüze kadar gelmiş çok büyük eserlerdir. Almanya’da Richard Strauss <strong>“Salome ve Elektra”</strong> isimli eserinde müzikle dramı çok güzel yansıtmıştır. Fransa’da Claude Debussy’nin <strong>“Pellias et Milisande”</strong> eseri, müzikli diyalogların olduğu ilginç bir eser olarak önem kazanır. Maurice Ravel ise tek perdelik iki büyüleyici parça yazmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">    20. yüzyıl&#8217;ın ilk yarısında opera sanatı pek çok etki altında kalmıştır. Çağımızın yenilikçi bestecileri tarafından çeşitli deneysel unsurlar eklenmiştir. Bazı opera eserlerinde caz ve romantizm etkileri dikkat çeker. Yalnız Hindemith kısa operalarıyla biçim denemelerinin en parlağını yapmış, Karl Orff, İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra verdiği sahne oratoryoları ile bu denemelerin son zamanlarda en çok beğenilen örneklerini bestelemiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikkursu.com/opera-muzigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

