
Tiyatronun Caz Hali
Ünlü İtalyan oyun yazarı Dario Fo’nun ‘Japon Kuklası’ oyunu İzmir Makine Mühendisleri Odası Tepekule Sahnesi’nde ‘Kentin Oyuncuları’ tiyatro topluluğu tarafından sahneleniyor.
‘Japon Kuklası’ bir karşı duruşun, bir baş kaldırışın ilginç öyküsü. Bu öyküye tiyatro sahnesi nde caz müziğinin tınıları eklenmiş. Sahne yorgun ve bezgin işlerinin başına geçen fabrika işçilerinin caz’ın ritminde tıkırtılarla, çekiç ve makine sesleriyle çalışmaya başladığı sabahın erken saatleridir. Adeta bir caz orkestrası çok sesli bir şekilde hayatın ritmini canlandırır seyircinin gözünde. Yorgun, acılı, sancılı ve fakir bir hayatın caz ritmleriyle dünyanın 4 kıtasındaki insanların ortak acılarını ortak bir paydada anlatıverir. Neden 4 kıta..Çünkü ‘Japon Kuklası’ eseri İtalya’da bir fabrikada eziyet içinde çalışan amirleri tarafından hor görülüp ezilen insanların yarattığı bir fanteziyi konu alıyor. İtalyan işçi, Asya kıtası nda taa Japonya’da çalışan fabrika işçilerinin amirlerinin kuklalarını yaparak, bu kuklalara sayıp sövme yoluyla rahatladıklarını duyar. Zavalli İtalyan işçilere bir de üstelik çalışma performansları artsın diye haplar yutturulmaktadır. Sinirleri ve bedenleri zayıf düşen kadın işçilerden biri sonunda akıl hastanesine yatırılır. Bunun üzerine İtalyan işçiler amirlerinin kuklasını yaparak tüm isyanlarını kuklaya püskürtürler. Bu eserin sahnelenişinde kullanılan caz dili, caz ritmi ise caz’ın doğuşunun sebebini aklımıza getiriyor. Afrika kıtası nın kan ve ter dolu topraklarında acılar içinde doğan caz müziği siyahilerin ağıtlarıyla doludur. Dört kıtanın yada tüm insanlığın ortak acıları ‘Japon Kuklası’nda caz müziğinin tınıları arasında anlatılıyor. ‘Japon Kuklası’ oyunun yönetmeni Günay Toprak caz müziğini oyunun ruhuna başarılı bir şekilde işlemiş. İlk sahnede fabrikada işbaşı yapan işçilerin müzikal girişinin ardından teftişe gelen müdürün azametini yükselen ritmik tempoyla hissettiriyor. Adeta bir ‘caz senfoni orkestrası’ şefi gibi sahneye çıkan müdürü, işçilerin hızlanan çalışma temposu caz ritmlerinde vurgulanıyor. Fabrikanın yemek zilinin çalınmasıyla tencere, kaşık, çatal sesleri ile sürüp giden fabrika yaşamı nefret ettikleri amir mühendisin elektrik akımına kapılarak kaskatı kesilmesiyle sıra dışı bir hal alır. Amir mühendisin kaskatı bedenini ‘Japon Kuklası’ zanneden işçilerin ölü mühendise caz müziği eşliğindeki hicivleriyle oyun dram-komedi halini alır. Altmış dakika aralıksız sergilenen müzikli oyun seyirciye hayatı yeniden sorgulama olanağı sağlıyor.


TÜRKİYE'DEN
> ‘The 12 Tenors’ Yeniden Türkiye’de
> ‘İstanbul Tango Ritual’ Kasım’da Başlıyor
> Fatih Erkoç & Kerem Görsev Ortak Albümde
> Somali İçin Ajda Pekkan Konseri
> Yıldız Usmanova Konseri Arena’da
DÜNYA'DAN
> Fazıl Say Oxford Oda Müziği Festivalinde
> Yüzyılın
İkonu Paul Anka İstanbul’da
> Bağımlılar Yararına Winehouse – Bennett Single
> Simon Bolivar Orkestrası İstanbul’da
> America Folk Grubu’ndan Bir Yıldız Kaydı
> Amy Winehouse Hayata Gözlerini Yumdu
EĞİTİM KADROMUZ